Muhterem Kardeşlerim…
Zaman zaman yazılarımızın başında da belirttiğimiz gibi, biz İslam alimi değiliz ve fetva verecek kapasiteye de ulaşmış değiliz. Zira terazimizin çektiği, aklımızın erdiği kadar doğruları, sahih kitaplardan, ilmihalden aktarmaya gayret ediyoruz. Kısaca çeşitli emin kaynaklardan nakletmeye çalışıyoruz.
Tabi yazılarımızın başında da, şimdi olduğu gibi güncel konulara de değiniyoruz ve o konuları da Hadis-i Şerifler ve Ayet-i Kerimeler ile sağlamlaştırmaya çalışıyoruz.
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bazı mezhepsiz diyebileceğimiz din düşmanları, inanç fakirleri kimseler, yazmaya gayret ettiğimiz ve birçok fıkıh kitapları ile ilmihalden naklettiğimiz dini sohbetlerimizi, bilgilerimizi, sırf yayınlanmasını ve birçok insanımızın okumalarını engellemek maksadıyla çeşitli dedikodular üretiyorlar, insanlarımızın akıllarını çelmeye çalışıyorlar.
Ancak din düşmanları, aklı eksikler, kısaca mezhepsizler gazetelerinde de yazdığımız bazı arkadaşlarımızın bile akıllarını çelerek yazmamızı engellemeye çalışıyorlar. Allahu Teâlâ böyle insanları ıslah eylesin, bizleri de onların şerrinden muhafaza eylesin. (Amin)
 
Herşey Kur’an’dan öğrenilemez
Bir kimsenin, Kur’andan dinimizin hükümlerinin hepsini öğrenmesi mümkün değildir. En başta namaz nasıl kılınır? Kaç rekât kılınır? Namazda neler okunur? Yanılmalar için neler yapılır? Namazı bozan şeyler nelerdir? Namazın farzları, vacibleri, mekruhları, sünnetleri nelerdir? Abdesti bozan şeyler nelerdir? Orucun farzları nelerdir? Niyetsiz oruç tutulur mu, tutulmaz mı? Niyet ne zamana kadar geçerlidir? Orucu bozan şeyler nelerdir? Zekâtın farzları nelerdir? Zenginliğin ölçüsü nedir? Ne kadar malı, parası olanın zekât vermesi gerekir? Hac ve diğer ibadetlerde de durum aynıdır.
Bütün bunları açık olarak Kur’an-ı Kerim’de bulamayız. Yalnız Kur’an diyenlerin art niyetleri böylece meydana çıkıyor.
İbadetlerdeki farzları, vacibleri, sünnetleri, mekruhları ancak Peygamber efendimizin sözlerinden öğreniriz. Kur’an-ı Kerim’de defalarca, “Allah’a ve Resülüne uyun” buyuruluyor. Kur’anın bir kısmına inanıp da bir kısmına inanmayanlara sözümüz yoktur.
Hadis-i şerifte, “Her asır, bir öncekinden daha kötü olacaktır” buyuruldu.
Bu bakımdan sonraki asırlarda birinci asırdaki gibi büyük âlimler yetişmedi. Yetişmesi de çok zordur. Bu zoru başarabilen az da olsa çıkarsa, buna kimse bir şey demez.
 
Efendim…
İslam dininde büyük yaralar açan İbni Sebe, Ebu Müslim Horasani, Hasan Sabbah ve Samavne kadısı oğlu Şeyh Bedreddin, Osmanlı padişahlarının şehit edilmelerine fetva veren din adamları, vehhabilik fitnesini ortaya çıkaran Necdli Abdülvehhab oğlu ve Mısır’daki mason locası başkanı Efgani ve Kahire müftüsü mason Abduh ile çömezi Reşid Rıza ve Hindistan’da İngilizlerin İslamiyet’e hücumlarına vasıta olan Ahmed Kadıyani ve benzerleri, yeni türeyen reformcular ve mezhepsizler hep bu kısımdaki yobazlardandır. Bunlar, Müslümanların din duygularını, imanlarını sömürerek, dinimizi içerden yıkmaya çalışmışlardır.
 
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
“Dünyalık peşinde olan din adamlarının sözlerini dinlemek, kitaplarını okumak zehir yemek gibi zararlıdır. Kötü din adamlarının zararları bulaşıcıdır. Cemiyetleri bozar, milletleri parçalar. Geçmişte İslam devletlerinin başlarına gelen felaketlere hep kötü din adamları sebep oldu. Devlet adamlarını doğru yoldan bunlar saptırdı. Peygamberimiz, ‘Müslümanlar 73 fırkaya bölünecek. Bunların 72’si Cehenneme gidecek, yalnız bir fırkası Cehennemden kurtulacak’ buyurdu. Doğru yoldan ayrılan bu 72 sapık fırkanın reisleri, hep kötü din adamları idi.” [m.47]
İşte bunlar gibilerin günümüzdeki uzantıları da, her yayında mutlaka bir dini sohbet yazısı bulunmalı gerçeğinden yola çıkarak, mezhepsizler gibi kendi kafamızdan yalan yanlış şeyler yazmayıp, ilmihal ve fıkıh kitaplarından vede inandığımız büyüklerimizden öğrendiğimiz kadarıyla nakletmeye çalıştığımız yazılarımız hakkında ileri geri konuşarak hem yazı yazmamızı engellemeye çalışıyorlar, hemde inancı zayıf olan, okuma fırsatı yâda imkânı bulamayan kimselerin dini bilgileri emin kaynaklardan öğrenmelerini engelliyorlar.
 
Efendim..
Genelde hiç kimse, bilmediği konularda, uzmanlık alanın dışında konuşmaz. Eğer konu din ise, bilen bilmeyen herkes, fikir yürütür, “Bence böyle olmalı” der. Dini eleştirenlere bakın, dinden hiç haberi yoktur. Kulaktan duyma bilgilerle dine saldırırlar.
Din cahili bazı yazarlar fırsat buldukça dine saldırıyorlar. Müslüman’a gerici diyorlar. Saldırının şiddetini çoğaltmak için, köktendinci, fundemantalist gibi yaftalarla halkımızı bölmeye çalışıyorlar. Din cahili bu yazarlardan biri, “Köktendinciler, Kur’an’ı anlamak istemezler, Kur’an’daki bir âyeti hatmetmeye [ezberlemeye] çalışırlar” diyor. Cahil yazar, hatmetmeyi ezberlemek sanıyor.
 
Allahu Teâlâ cümlemizi böyle insanların şerrinden muhafaza eylesin, onlar gibilere de inanmaktan muhafaza eylesin. (Amin)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54