Bereketin tatlı aşıdır aşure…
    Muharrem ayının her onuncu gününde evlerde hoş bir hazırlık vardır. Bı yılda da şükürler olsun ki öyle oldu. Buğday, nohut, toz şeker, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kayısı, incir ve bakla gibi çeşitlerin bir araya gelip harmanlanması ve üzerinin badem, fındık, fıstık, ceviz ve nar taneleri ile süslendiği eşiz bir lezzettir aşure.
     Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü Aşure Günü'dür. Muharrem ayı boyunca evlerde aşure pişirilmesi de adettendir. Rivayet odur ki, Nûh Aleyhisselâm’ın gemisinden karaya çıktığı gün, geride kalan çeşitli tahılları bir araya getirip de pişirdiği şükür tatlısıdır aşure.
     Ve yine rivayet odur ki, Kaynaklarda geçtiğine göre ise bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak On peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunduğu içindir. 
       Nedir bu ikramlar?
       BİR. Allah Hz. Musa'ya (a.s.) aşura gününde bir mucize ihsan etmiş denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
       İKİ. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağı'nın üzerine aşure gününde demirlemiştir.
       ÜÇ. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından aşure günü kurtulmuştur.
       DÖRT. Hz. Âdem'in (a.s.) tövbesi aşura günü kabul edilmiştir.
       BEŞ. Hz. Yusuf (as) kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan aşura günü çıkarılmıştır.
       ALTI. Hz. İsa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
       YEDİ. Hz. Davud'un (a.s) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
       SEKİZ. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail (as) doğmuştur.
       DOKUZ. Hz. Yakub'un (a.s.) oğlu Hz.Yusuf (as)'ın hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
       ON. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur. (bk. Diyarbekri, Tarihu'l-hamis, 1/360; Sahih-i Müslim Şerhi 6/140)
     
                *** *** ***
         Gelelim yazımın başlığına…
         Yani aşurenin kardeşliğine.
         Ondan fazla çeşidin bir araya getirilmesi ile yapılan, lezzetlendirilen ve şifa olarak ikram edilip yenilen aşureyi bir ara bu kutsal ülke toprakları üzerinde yaşayan fakat birçok konuda ne yazık ki uzlaşıp anlaşamadığımız bizlere benzettim.
          Özünde sorun olmamak ile sözde sorunlar ve krizler ile na yazık ki bu topraklar üzerinde yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar başta olmak üzere nedense birbirimizi zaman zaman yemeye kalkmaktayız.
          Nohut ile kaysının, fasulye ile incirin, fındık ile üzümün bir araya gelip birbirine lezzet, tat kattıkları aşuredeki gerçek neden bizler için kardeşlik adına örnek teşkil etmesin?
        Allah aşkına hepinize soruyorum.
        Paylaşılmayan ne var?
        Nedir bu öfke?
        Bu kızgınlık?
        Bu asabilik?
        Bu kutsal, mübarek ayda ne olur gelin bir bütün olalım. Bir olalım. Kardeş olalım. Aşuredeki çeşitlere bakıp ortaya çıkarttıkları lezzeti bizlerde birbirimize sarılarak, omuz vererek asla ön yargılı olmadan hepimiz kardeşiz noktasında ortaya koyalım…
        Hepinizin muharrem ayı ve aşure günüz mübarek olsun.
        Sevgi ve saygı ile kalınız. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54