Okullar açıldı.Artık malum Urfa trafiği servis araçları ile birlikte daha keşmekeş.Urfa'da araba sahibi olmak dert sahibi olmak demek.Düşünün Sabah Yenişehir'den Bahçelievler'e gelmek yarım saati buluyor.Akşam daha beter.Hele birde yağmur yağarsa 1-2 saati buluyor. Trafik tam bir keşmekeş.
 
Özellikle abide kavşağındaki yol inşaatına bir de belediyenin Bahçelievler'deki bitmeyen alt yapı ve çevre düzenlemeleri eklenince tam bir eziyet haline dönüşüyor. Geçen gün arabama uygun bir park yeri bulmak için bir hayli dolandım.En sonda işyerime yaklaşık 500 m ilerde bir yerde durdurmak zorunda kaldım. Daha öncede yazmıştım.Hiç ihtiyaç yokken sözde estetik amaçlı yapılan yol ve kaldırım çalışmaları Bahçelievler semtini yaşanmaz hale getirdi.Her taraf toz toprak, en ufak bir rüzgarda ortalık batıyor.Yarın yağmurlar başladığında ortalık çamurdan geçilmeyecek.
 
Çok şey yazacaktım fakat Bahçelievler'deki Şanlıurfa  Belediyesinin durumunu Ömer Hocamız  nükteli bir şekilde çok güzel anlatmış.Duygularıma tercüman olmuş.Sözü ona bırakıyorum..
 
 '' Çocukluğumda Bahçelievler bizim için ulaşılamaz bir varlık gibiydi. Topçu Meydanı’ndaki evimizden Cengiz Topel İlkokuluna gitmek bizim için büyük bir onurdu. Nasıl olmasın?. Okulumuz Bahçelievler’deydi. Bahçelievler günümüzün en lüks semtleri olan Esentepe, 24 mt. yol ile eşdeğerdi, hatta daha da kıymetliydi. Tıpkı 1950-60 yıllarda İstanbul İstiklal Caddesi gibiydi. Bu caddeye ütüsüz elbise, boyasız ayakkabı ile girilmezdi. 80’li yıllarda İstiklal Caddesi her türlü itin kopuğun cirit attığı yere dönüştü. Bir ara nam-ı diğer “Hortum Süleyman” caddeyi temizlemeye kalktı, ama ünlü TV.’ci Uğur Dündar’ın hışmına uğradı. Her neyse lafı uzatmayalım dostlar.
 
Geçen haftaki yazımda belediye başkanımızı övdüm diye bazı tepkiler aldım.  Haksız da değiller. Başkanın ilk dönemi ile son dönemi arasında çok çok fark var. Ama sözümü unutmayın: Yiğidi öldür, ama hakkını yeme. Bugünde bu sözümüze sadık kalacağız be dostlar. Yani Sezar’ın hakkını Sezar’a vereceğiz.
 
Malumunuz geçen yıl balyoz sesleri ile belediyemiz Bahçelievler’de yeni bir yol ve kaldırım faaliyeti başlattı. Uzun süren bir çalışmadan sonra; pardon yüzüne gözüne bulaştırdıktan sonra bir caddenin çalışmasını bitirdi. Ardından diğer sokak ve caddelerde Mehter Marşı eşliğinde yapıma devam etti. Mübarek ne kadar zor bir işmiş yahu?. Şanlı ordumuz Mehter Marşı eşliğinde savaşa giderdi ama Küffarı perişan edip geri dönerdi. Aylardır süren çalışma ile semt semtlikten çıktı. Esnaf perişan, vatandaş perişan, işçiler bi perişan. Esnaf iş yapamaz hale gelirken, vatandaş evine çukurlardan serçe misali seke seke evine ulaşmaya çalıştı.
 
Borç batağı listesinde başa güreşen belediyemiz yine yapacağını yaptı. Üç ay gibi kısa sürede bitecek işler aylardır devam ediyor. Şimdi diyeceksiniz amma atıyorsun. Koca kaldırımlar yollar üç ayda biter mi? Biter dostlar biter. Yeter ki sağlam ve işini bilen bir kadronuz, planlı bir çalışma ve en önemli paranız varsa bu işi çok kısa zamanda bitirirsiniz. Şimdi hoca beyefendi yine atıyor derseniz kırılırım. Siz hiç benim desteksiz konuştuğumu gördünüz mü. Bendeniz 6,5 yıl Türkiye’nin önde gelen inşaat şirketlerinden birinde çeşitli kademelerinde çalıştım. Siz hiç şehrimizde 5,5 ayda lüks oğlu lüks 60 daire  bitiren müteahhit gördünüz mü? Ben İstanbul’da bunu 1990’lı yılların teknolojisi ile başaran firmada çalıştım. Bizim en babayiğit inşaatçımız  bunu iddia ediyorum yapamaz. Nasıl mı?
 
Belediye işçimiz amelemiz ağa yaradılışlıdır, fazla çalışmaya gelmez, işe girene kadar el-etek öper, işe girince de postunu yere serer, kendi devletini kurar, kendi kurallarını belirler. Üzerine fazla gittin mi çömelir, şalvarını toplar, cebinden tabakasını çıkarır, yarım saat cigara sarar ve içer. Hele bir de yanında kaçak çay olursa dünyalar onundur. Verilen işi sizinle tartışır, kendinin usta ve haklı olduğunu iddia eder. Aslında fazla bir şey bildiği de yoktur.  İşin kontrolörü de ondan aşağı değildir. Eline Nivo-Tedolit almayı bırakın doğru dürüst su terazisi almayı bilmez. Örnek mi? Alın size yapılan yollardaki düzensizlikler. Yağmur yağar, bazı yerlerde II. Dergah Gölü icat etmiş gibi sular birikir, rögar kapakları ya yolun bir karış üstünde ya da altındadır. Ama kardeşim “Onun arabası pardon Mühendislik diploması var”  Örnekleri çoğaltayım mı?
 
Bizimkiler işlerini tek vardiya çalışmayı sever, 2-3 vardiya mı o da ne. Onların kitabında bu konu yazmaz, yazmadığı için akşam 5’te paydos eder. Mübarek gündüz kepçeyle kazını yap, işçinin bir bölümüne de biten bölümlerde taş döşettir. Gece serin vakitte de taş döşemeye devam et. Bunu sokakta kime sorsanız böyle söyler. Hem gece çalışmasında bu şekilde insanımız gürültü olmayacağı için rahatsız da olmaz.  Ama belediyelerimiz gece 12’ye kadar inşaat betonu dökmeye izin vermeye bayılırlar. Vatandaş rahatsız olmuş kime ne? Müteahhide sorduğunuzda hava sıcak olduğu için belediyeden izin aldık derler. Doğrudur. Ama belediye halktan izin almış mıdır? Onu bilen yok. Sıcak bahane beyler. Betona katkı ilave ettiğinizde Arap çöllerinde +70 derecede, kutuplarda -70 derecede hatta deniz içine bile beton dökersiniz.
 
Belediyemiz bu işi beceremeyince müteahhitlere işi devretti. Bu kez de zamanında ödeme yapmayınca işçi kardeşlerimiz haklı olarak işi yavaşlattı, hatta işi bıraktı. Madem paranız yoktu neden bu işe giriştiniz? İnsan kaldıramayacağı taşın altına elini sokmaz.
 
Offf offf yine streslendim şekerim yükseldi. Bir günde doğru çalışın hafta sonuna neşeli girelim, çoluk çocuk dinlenelim, bağa-dağa pikniğe gidelim, kafamız sakin kebap yellendirelim. Nerede o günler Allahım. İnanın insanda moral kalmıyor.
 
Sürç-ü lisan ettiysek affola. Maksadımız şehrimizin daha iyi hale gelmesi. Yoksa bizim kimseyle derdimiz yok. Dileğimiz en kısa zamanda bu inşaatın bitmesi, Bahçelievler'in yine çocukluğumuzdaki güzel yerini almasıdır. Allaha emanet olun canım okuyucularım.'' 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57