Muhterem Kardeşlerim…
Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur.
Bilindiği gibi; 8 Mart tarihi Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Hele annelerimizin, eşlerimizin kadın olduğunu düşünürsek neden yılda bir gün onları düşünüyor, övgüler yağdırıyor ve sonrasında da bildiğimizi okuyoruz. Onlar yılda bir gün değil hergün baş tacı etmeliyiz,
İslamiyet’ten önce kadının hiç değeri yoktu. Araplar, kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı. Kâbe etrafında bile kadınlar çıplak dolaşırlardı. Müslümanlık gelince bu kötü âdetler son bulmuştur.
Bugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır. Rusya’da da kadına zulmedildi. Zorla Kolhozlara sokuldu. Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalıştırıldı. Fakat zulüm payidar olmadı. Bilinen akıbete uğradı.
Hür dünya dedikleri Hıristiyan ülkelerde ve İslam ülkeleri denilen Arap ülkelerinde, “Hayat müşterektir” denilerek, kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticarette, erkekler gibi çalışıyorlar. Günümüzde “Hayat müşterektir” denilerek, kadına zulmediliyor. En ağır, en adi işlerde bile çalıştırılıyor.
Çoğunun evlendiklerine pişman oldukları, mahkemelerin boşanma davaları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmektedir.
Ne zaman bir fuara, bir açılışa gitsek, bacaklarını açıp son model arabaların, yatakların, o iş yerinde satılan ürünlerin yanında durmuş yada üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görüyoruz. İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar merak ediyor üzülüyoruz. Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke duymamak mümkün olmuyor.
Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti ve boşanma hakkına malik olduklarını bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı.
Müslümanlıkta kadın sultandır. Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok mesuliyet yüklemiştir. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir. Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur. Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar.
İslamiyet’te geçim yükü erkek ve kadın arasında paylaştırılmamıştır. Bir erkek, hanımını tarlada, fabrikada veya herhangi bir yerde çalışmaya zorlayamaz. Eğer kadın isterse ve erkek de razı olursa, kadın kendine uygun bir işte çalışabilir. Fakat kadının kazancı kendisinindir.
Müslüman kadının ev işi yapması bir ihsandır, çok sevaptır. Yapmazsa, günaha girmez. Zorla yaptırılamaz. Resulullah efendimizin zamanından bugüne kadar, Müslüman kadınlar bu ihsanı yapmıştır.
Her kadın, bir erkeğin ya kızıdır, ya kardeşidir yahut hanımı veya annesidir. Kadınlara kötü şeyler reva görülmemeli, onlara layık olduğu değer verilmelidir. (R. Nasıhin)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Bir mümin, kötü huylu diye hanımına kızmasın! İyi huyu da olur.” [Müslim]
“Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!” [İbni Lal]
“Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü Teâlâ sever, rızklarını artırır.” [İ.Lâl]
“En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim.” [Nesai]
“Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır.” [R.Nasıhin]
“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” [İ.Asakir]
“Kadınları, Allahü Teâlâ’nın emaneti olarak aldınız ve onlara yaklaşmanız Allah’ın emri ile helal kılındı. Sizin onların üzerinde hakkınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Yatağınızı kimseye çiğnetmemeleri ve maruf olan hususlarda size baş kaldırmamaları, onlar üzerindeki haklarınızdandır. Onlar, bu haklarınıza riayet ederlerse, maruf üzere rızıklandırılıp giydirilmeleri onların hakkıdır.” [İbni Cerir]
Allahü Teâlâ kadını erkeğe emanet edip, emanete riayet etmesini de emretti. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki;
“Eşinizi üzmeyin. O, Allahü Teâlâ’nın size emanetidir.” [Müslim]
“En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir.” [Tirmizi]
“Hanımının haklarını ifa etmeyenin; namazları, oruçları kabul olmaz.” [Mürşid-ün-nisa]
“Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.” [R.Nasıhin] 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54