Muhterem Kardeşlerim…
 
Dinimiz İslam’da belirtilmiş olan emir ve yasaklar, zamana göre değiştirilemez, yorumlanamaz. Dinin emri olan Kur’an’daki hükümler zamanla değiştirilemez.
 
“Dinin emri ayrı, dinin emri olsa bile Kur'an’daki bazı hükümler günümüzde artık geçerli değildir. Toplumun şartlarına göre bazı hükümler değiştirilir” demek çok yanlıştır, doğru değildir.
 
Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif ile bildirilen hükümler zamanla değişmez. Âdete ait olan hükümler zamanla değişebilir. Tesettür emri âdet değil, dinin bir hükmüdür.
 
Kur’an-ı Kerimde mealen buyuruluyor ki:
 
“Mümin kadınlara söyle; [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler.” [Nur 31]
 
Bu âyet-i kerimeden kadınların başörtüsünü sadece yakasına örteceği, baş ve vücudunun diğer yerlerini örtmenin gerekmediği anlaşılabilir. Gözünü neden sakınacak, ırzını nasıl koruyacak, ziynetten maksat nedir? Kına, sürme boya mıdır, altın, gümüş gibi ziynetler midir? Bu hususlar açık değildir, hadis-i şerifle bildirilmiştir.
 
Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
 
“Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] cilbablarını [dış elbiselerini] giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, eza edilmemelerine daha uygundur.” [Ahzab 59]
 
Bu tercümeye bakıp, “Kadın, tanınıp eza edilmemesi için dış elbise giyer. Tanınıp eza edilmezse, çıplak gezebilir” diyenler çıkmıştır. Bu âyetleri Resulullah efendimizin nasıl açıkladığına bakmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
 
“Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir.” [Mecmaul-enhür, El-mugni]
 
Bu Hadis-i Şerifte kadının tesettürü açıkça, bildiriliyor. Kur'an-ı Kerimin 17 yerinde Resulullah’a “De ki, bana tâbi olun” buyuruluyor. Allahü Teâlâ’nın Resulüne tâbi olup O’nun bildirdiği şekilde tesettüre riayet etmelidir! Hazreti Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip buyurdu ki:
 
“Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez.” [Ebu Davud]
 
Hazret-i Aişe validemiz de buyurdu ki:
 
“İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti inince, hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler.” [Buhari, Nesai]
 
Kur’an’ı kendi görüşüne göre tefsir edip tesettür farzını inkâr etmek küfürdür. Bir kadın açık gezse kâfir olmaz. Fakat kapanmanın lüzumsuz olduğunu söylerse kâfir olur.
 
Kur'an Müslümanlığı
 
Kur'an Müslümanlığı isimli bir kitapta, “Türk toplumunda erkek gibi kadın da giyiminde serbesttir. Arzu ettiği şekilde açık giyebilir. Hiçbir yerini kapatmak zorunda değildir. ‘Kadın kapanmalı’ sözü, kadının kişilik ve onur sahibi olmasını önler, İslamiyet’in kadına verdiği şahsiyet ve değeri elinden alır” deniyor.
 
Öncelikle şunu belirtelim ki, “Kur'an Müslümanlığı” tâbiri çok yanlıştır. Sanki Peygamber Efendimizin bildirdiği Müslümanlık Kur'an’dan ayrı gibi gösterilmektedir. “Kur'an Müslümanlığı” isimli kitabın yazarı ve onun yolunda gidenlerin maksadı, Resulullah'ı aradan çıkartmak, adına Müslümanlık dedikleri, ama Müslümanlıkla alâkası olmayan bir sapık yol meydana getirmektir. Peygambersiz din, dinsizliktir. Allah Resulünün bildirdiği Müslümanlığa, Kur’an’a aykırı denebilir mi? Hainliklerini herkes anlar diye böyle açıkça söyleyemedikleri için, İslam âlimlerinin ve mezhep imamlarımızın Kur'an-ı Kerime ve Hadis-i Şeriflere uygun olarak bildirdikleri hükümlerin Müslümanlıktan farklı bir şey olduğu iftirası yapılıyor. Kitabın yazarı, Kur'an-ı Kerimden kendi anladığı yanlış görüşlere, “Kur'an Müslümanlığı” diyor. Bu yazara ve diğer mezhepsizlere göre, Peygamber efendimizin açıkladığı, Eshab-ı Kiramın ve Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Kur’an’dan anladığı “Kur'an Müslümanlığı” olmuyor. Bunlar, kendi anladıkları yanlış hükme, “Kur'an böyle söylüyor” diyorlar. “Yalnız Kur'an” veya “Kur'an Müslümanlığı” gibi dinimize aykırı sözlere itibar edilmemelidir.
 
Kur'an-ı kerimi en iyi anlayan Peygamber efendimiz, kadınların ve erkeklerin avret yerinin neresi olduğunu açıklamıştır. Kapalı, bilinmeyen bir şey kalmamıştır. Erkeklerin avret yeri, dizlerle göbek arasıdır. Bu kısımları açmak haramdır. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
 
“Erkeğin göbekle dizleri arası avrettir.” [Ebu Davud]
 
“Uyluk avret yeridir.” [Buhari, Tirmizi]
 
Kadının avuç içinden ve yüzünden başka bütün vücudu avrettir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
 
“Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir.” [Mecmaul-enhür, El-mugni]
 
“Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez.” [Ebu Davud]
 
Erkeğin ve kadının avret yeri açıkça bildirilmiştir. Buraları açmak ve buralara bakmak haramdır.
 
İki hadis-i şerif meali şöyledir:
 
“Avret yerini açmak büyük günahtır.” [Hâkim]
 
“Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!” [Beyheki]
 
Allahü Teâlâ’nın Resulü böyle buyururken, kadınların açık gezmesini isteyen zındıkların, “Kur'an Müslümanlığı” demesi din düşmanlığıdır. İslam âlimleri tesettürle ilgili âyet-i kerimeyi şöyle bildiriyorlar:
 
“Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!” [Nur 31]
 
“Yalnız Kur'an) veya “Kur'an Müslümanlığı” diyenler kesinlikle Kur'an-ı kerime inanmayan zındıklardır. Kur'an-ı Kerimin âyetlerine inanmayan, Allah Resulünü aradan çıkartmaya çalışan, nasıl Müslüman olur ki? Kur'an-ı Kerimin 17 yerinde Resulullah’a “De ki, bana tâbi olun” buyuruluyor.
 
Resulullah'a tâbi olmayan ve Onun bildirdiği şekilde tesettüre inanmayan, nasıl Müslüman olur?
 
Allahu Teâlâ cümlemizi din düşmanlarının şerrinden muhafaza eylesin, dininin hükümlerini yaşayan kullarından eylesin. (Amin)
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54