En yüce ilim haddini bilmektir
Muhterem Kardeşlerim…
İnsanlarımız dünyevi işlere öylesine alışmışlar ki, ahreti ve akibetlerini unutur olmuşlar. Herşeyi ben bilirim diyerek kibirlenmekten geri kalmazlar. Çok bilenin çok yanıldığını, çok konuşanın sözünde çok yalan, hilaf olduğunu hiç akıllarına bile getirmezler. Yaşadıkları yalan dünyada herkes kendilerini övsün, sevsin, bir şey bilmedikleri halde bildiklerini söylesinler diye bekler olmuşlar. Kısaca insanlarımız kendilerini alim, ilim sahibi sanmakta ve çevrenin de kendilerini öyle görmesini, tanımasını arzu etmektedirler. Bilmezler ki, en yüce ilim haddini bilmektir.
İlim sahibi olmak için insanımızda ne gibi unsurların olması gerektiğini bile bilmezler. Zira öyle kimselerin beyinleri sağlam değildir, hastalıklıdır.
İlim sahibi kimselerde;
* Beynin sağlam olması lazım. Diğer uzuvlardaki ufak tefek rahatsızlıklar bir şekilde halledilir. Ama beyin rahatsız olursa, bütün vücut felç olur. Lider, beyin gibidir. Ehl-i sünnet itikadı beyin gibidir, doğru kılınan beş vakit namaz beyin gibidir.
* Vücut, 3 temel unsurdan oluşur: Beden + Ruh + Nefs.
Bedenin gıdası, topraktan yaratıldığı için topraktır. İhtiyacı, su, sebze, meyve, et ve hasılı bunların ihtiva ettiği madenler vs. İhtiyacı bunlarla giderilir, verilmezlerse zayıf düşer, hiçbirini almazsa ölmek zorunda kalıyor.
Ruh Âlem-i emirden gelmedir, çok mübarek, mukaddes bir nurdur. Ruhun gıdası, ibadettir, itaattir, zikirdir, tevbedir, duadır. Onları tedavi için peygamberler ve kitaplar gönderilmiştir. Ruh hastalığı budur, akıl hastalığı ruh hastalığı değildir. İnkâra saparsa ruh mecazen ölür. Ruhun ölmesi o kimsenin kâfir olması demektir. Her şeyin cezası sınırlıdır ama küfrün cezası Cehennemde sonsuz kalmaktır. İmanın mükafatı da Cennette sonsuz kalmaktır.
Nefsin gıdası haramdır, vazifesi, haram işlemek, nefse o gıdayı vermeyeceğiz, ama göz ardı da etmeyeceğiz. Sus payı helal olanlardan, verilecek.
* Herkesin belli bir sınırı vardır. Herkesin hakkına riayet etmek gerekir. Müslüman kimsenin hakkını yemez, hakkını da yedirmez.
* Sabrın başlangıcı çok acıdır, sonu baldan tatlıdır. Allahü Teâlâ’dan razı olandan, Allahü Teâlâ da razıdır, kazaya rıza evliyanın şanındandır. Sevgiliden (Allahü Teâlâ’dan) gelen bela bahşiştir, bahşişini kabul etmemek büyük hatadır.
* Tefviz, her şeyin Allahü Teâlâ’nın takdiriyle olduğuna inanmak, işlerini Allahü Teâlâ’ya havale etmek, Onu kendine vekil yapmak, Ona tevekkül edip, güvenmek, Ondan gelenlere sabretmek demektir. Bu zor da olsa çok kıymetlidir.
* Kul Allahü Teâlâ’yı arzu ederse, Allahü Teâlâ her türlü maniyi kaldırır ve Mevla’yı bulur.
* İki türlü ilim vardır, akli ilimler ve nakli ilimler. Bu iki ilim ayrılmaz, ayrılırsa bu iki ilime sahip olanlar birbirine düşman olur.
* En kıymetli ilim haddini bilmektir. Bütün kavgalar dünyayı paylaşmaya çalışmaktan ve haddini bilmemekten meydana gelmektedir. İnsan cömert olursa herkes onu sever ve onunla kimse kavga etmez. Hasis insanlar etrafına bir şey vermeyip, dünyayı hep kendilerine almaya uğraştıklarından huzursuzdurlar, sevimsizdirler ve insanlar onlarla devamlı mücadele ederler.
* Şah-ı Nakşibend hazretlerine sormuşlar, (Efendim bu yolun esası nedir, başı nedir?) Buyurmuşlar ki, (Edeptir.) Ortası nedir demişler, (Yine edeptir) buyurmuş. (Peki ya sonu nedir?) demişler, (Yine edeptir) buyurmuş. Neden? Çünkü hiçbir edebe riayet etmeyen Allah’ın dostu olamaz. İlla edep, illa edep. Edep haddini bilmektir. En yüce ilim haddini bilmektir.
* İmam-ı a’zam hazretlerini akıl ile anlamaya çalışmak akılsızlıktır.
* Büyükler hastalık, dert ve sıkıntılardan hiç şikayetçi olmadı. Bunları kim gönderdi? Allah. Hiç Sevgiliden gelenden şikayet edilir mi? Hiç Allah kullara şikayet edilir mi?
* Bir yere çıkmak zordur, ama o yeri korumak daha zordur.
En hayırlı iş nedir
* Dünyada iken, Allahü Teâlâ’nın dinine razı olduğu şekilde doğru hizmet edenler, Allahü Teâlâ’nın kullarının müşküllerini halledenler, mahşerde, tahtlar üzerinde, kürsülerde, gölgelerde oturacaklar. Allahü Teâlâ onlarla konuşacak. Onlar için ne hesap var ne azap var.
* En zor iş İslamiyet’e hizmet etmektir. Çünkü Allahü Teâlâ en zor işi en güvendiğine en çok sevdiğine vermiştir. Peygamberlere ve vârislerine vermiştir.
* Başarının sırrı, birlik-beraberlik, dürüstlük, iyi hedef seçmektir.
* Yanan bir evden birini kurtarmak çok büyük sevap olduğu halde Cehennem ateşinden kurtarmak yanında hiç kalır. Bir kişi daha yanmaktan kurtulsun diye uğraşmalı. Hiç kimse yanmasın düşüncesinde olmalı.
* Müslümanlık dünya ve ahiret saadetidir. Allahü Teâlâ’nın en sevdiği şey imandan sonra kullarına hizmet etmektir.
* Allahü Teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey verir. Birincisi; sevdiği bir kulunu ona tanıştırır. Eshab-ı kirama Peygamber efendimizi tanıttığı gibi. İkincisi; ona hayırlı bir iş verir. En hayırlı iş Peygamber efendimizin yaptığı iştir.
* Allah’ın dinini, Allah’ın kullarının ayaklarına kadar götürmek ne büyük zevktir.
* Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye sarf etmektir.
* Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir.
* Tasavvuftan maksat, kendini zorlamadan her an Allahü Teâlâ’yı hatırlamaktır.
* İnsanın kıymeti; idrakinin, ehl-i sünnet büyüklerinin hakikatlerini anladığı kadardır.
* İnsana lazım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü Teâlâ’nın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.
* Bütün kerametleri bize verseler, fakat itikadımız düzgün değilse, hâlimiz haraptır. Eğer bütün haraplıkları, çirkinlikleri verseler itikadımız düzgün ise, hiç üzülmemeliyiz. Doğru itikad, düzgün itikad, ehl-i sünnet itikadıdır.
* Allahü Teâlâ insanları Cennetine davet ediyor. Davetçi olarak da Peygamber efendimizi gönderdi. Davetiye olarak da İslamiyet’i gönderdi. Fakat insanların çoğu bu davete icabet etmedi. Zaten bunun için Kur'an-ı kerimde sık geçiyor: Ekserisi kâfir, ekserisi fâsık diye.
* Para, şan şöhret insanı rahatlatmaz. İslamiyet ile kontrol altına alınmazsa, insanı dünyada ve ahirette perişan eder.
Allahü Teâlâ cümlemizi ilim sahibi olan ve kibirlenmeyen Salih kullarından eylesin. İlmi doğru kullanan kimselere nasip eylesin. (Amin) 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54