Bugünkü GÜNEYDOĞU gazetenizde ilginç bir haber var. AK Parti Belediye Meclis Üyesi Adil Saraç’ın yeni üç ilçenin oluşumunda sınırların tespitine yönelik feryadı var.
    Adil Saraç, bu kentin yetiştirmiş olduğu mümtaz şahsiyetlerden şüphesiz birisidir. Eğitimcidir. Sosyal birisidir. İçtendir. Samimidir. Araştırmacıdır.
     Adil Saraç ile Önceki gün sağ olsun komite başkanlığını yaptığı Suriyelilere Yardım Komitesinin çalışmalarında gelinen durum, beklentiler ve hedeflerini anlatmak üzere geldiği tesislerimizde konuştuk. Uzun süredir yüz yüze görüşme fırsatımız olmamıştı. Bunu fırsat bilerek Suriye konusu ve yardımlar ilk sırada olmak üzere Şanlıurfa’nın Büyükşehir olması, siyasi beklenti ve gelecekteki hedefleri ile en önemlisi üç yeni ilçenin sınırlarının tespiti konusu üzerine konuştuk.
     ‘Bizi ne yazık ki Ankara’daki kendi arkadaşlarımız anlayamadılar, dinlemediler!’ diyerek üç ilçe konusunda gelinen noktayı özetlemiş oldu.
      Adil Saraç, ‘öyle bir çırpıda sınırların belirlenmesi, ortaya konulması çok yanlış. Enine boyuna bir şeyi masaya yatırmak gerekir. Bir ilçe sınırı tespit edeceksin. Bunun tüm artı ve eksilerini görmek zorundasın. İşte ben başta olmak üzere beş altı arkadaşımız ile üç gün üç gece süren kapsamlı bir çalışma içinde olduk. Üç ilçenin doğal sınırlarını tespit ettik. Bunu iki hilal ve ortada bir daire şeklinde netleştirdik. Bunu da bir rapor halinde ilimiz Valisi’ne sunduk. Memnun oldu. Heyecan ile Ankara’ya gitti. Fakat geri döndüğünde bizim çalışmamızın ilgi görmediğini öğrendik. Üzüldük. Nerede nasıl bir hata yaptık diyerek araştırma içine girdik. Karşımıza çıkan durum bizleri daha da üzdü. Çünkü bizi anlayamayan, dinlemeyen kişiler ne yazık ki Ankara’daki bizim arkadaşlarımı idi.’
      Adil Saraç, bunlardan çok daha şeyler söyledi, anlattı.
      Feryat ediyordu.
     Ama onu anlayabilen, dinleyen yoktu.
     Onu ve arkadaşlarını anlaması gereken Ankara’dakilerde onları anlayamamış, yalnız bırakmışlardı.
     Adil Saraç’ın ve arkadaşlarının yaptıkları çalışma kesin doğrudur demiyorum. İyi de olabilir, yanlış da olabilir. Bu düşüncenin ötesinde çok daha iyi bir çalışma da olabilir. Bana göre burada öne çıkan bizim birbirimizin terazisini yine hafiften tartmamızdır.
      Gönül isterdi ki, Ankara’da bu konudaki nihai karar mekanizmasında yer alan AKP’li Milletvekilleri dava arkadaşları Adil Saraç veya bir başka partiden dahi olsa bu çalışmaya imza atanları aramaları, gördükleri yanlışlıkları, artıları, eksileri konuşmalarıdır. Olumlu ya da olumsuz görüş ortaya nihai olarak onulsa bile bir teşekkürün yapılabilinmesi de bir o kadar önemlidir. Ama nerede? Çünkü biz Şanlıurfa’lı olarak el iyisi, ev delisi olmayı kendimize ne de olsa rehber edinmişiz…
        Yeniden buluşmak dileği ile…
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54