İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Abdullah Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığı ortaya çıktı

Taraftan Kurtuluş Tayiz, İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığını belirtti. İmralı-Kandil arasında 12 yıldır süren gizli mektup trafiğinden de bahseden Tayiz, irtibatın...

İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Abdullah Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığı ortaya çıktı

Taraftan Kurtuluş Tayiz, İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığını belirtti. İmralı-Kandil arasında 12 yıldır süren gizli mektup trafiğinden de bahseden Tayiz, irtibatın...

10 Aralık 2011 Cumartesi 12:44
538 Okunma
İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Abdullah Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığı ortaya çıktı

Taraftan Kurtuluş Tayiz, İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin Öcalanın avukatlarının kuryeliğiyle sınırlı olmadığını belirtti. İmralı-Kandil arasında 12 yıldır süren gizli mektup trafiğinden de bahseden Tayiz, irtibatın telefonla da sağlandığını, ayrıca bir örgüt yöneticisinin de İmralıya götürülerek Öcalan ile görüştürüldüğünü iddia etti.

İşte Kurtuluş Tayizin dikkat çeken yazısından öne çıkanlar:

İmralı-Kandil bağlantısı, tuhaf bir şekilde neredeyse yıllardır merak bile edilmiyordu. Ta ki son KCK operasyonu İmralıya uzanana kadar. PKK lideri Öcalanın 33 avukatının “kuryelik yaptıkları” iddiasıyla tutuklanmaları, devlet ve örgüt arasındaki gizli saklı ilişki ağının da ortaya dökülmesini sağladı.

SON MEKTUP MAYISTA YAZILDI

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan –33 avukatın tutuklanmasına tepki olarak– Öcalanın Türkiyeye getirildiği 1999dan günümüze kadar İmralı ve Kandil hattında “kuryelik” yapan kişilerin avukat değil, devlet yetkilisi olduğunu duyurdu. Karayılanın açıklamasına göre Öcalanın kaleme aldığı 10 mektup bu yetkililer tarafından kendilerine ulaştırıldı. Mektupların ilki 18 Mart 1999 tarihli, son mektup ise 10 Mayıs 2011de yazılmış. PKK açıklamasa, kimbilir daha kaç yıl sonra bu mektupların varlığından haberdar olacaktık.

İMRALI İLE ÖRGÜT ARASINDAKİ GÖRÜŞME

İmralı-Kandil arasındaki ilişkilerin sadece mektupla sınırlı olup olmadığı konusuyla ilgili olarak, bu konularda bilgi sahibi olan eski bir PKK yöneticisi Tayize e-postada daha da ileriye giderek, İmralı ile örgüt arasında telefonla da irtibat sağlandığını, ayrıca bir örgüt yöneticisinin de İmralıya götürülerek Öcalan ile görüştürüldüğünü anlattı.

ÖCALAN CEVABI BEÐENMEYİP TEHDİT ETTİ

Kurtuluş Tayiz yazısının devamında adını vermek istemeyen eski yöneticini bu konuda anlattıklarını da kaleme aldı. İşte o ifadeler: “1999 baharıydı, yanlış hatırlamıyorsam, mayıs ayıydı. 6. Kongreden sonra PKK merkez komitesi bir açıklama yapmıştı; ‘Öcalana ilaç verildiği, şuurunun yerinde olmadığı ve ifadelerinin doğru olmadığı yönünde... Öcalan hemen buna cevap yazdı. Gönderdiği yazıda ‘Şuurunun yerinde olduğunu kendi isteğiyle o tür ifadeler verdiğini, metropol eylemlerinin durdurulmasını, savaşın sona erdirilmesini, Kandil ve Avrupanın telefonlarının verilmesini özce belirtiyordu. Bu yazıya PKK konseyi cevap verdi. Metropol eylemlerini durduracaklarını, bunun dışında savaşın sona erdirilmesi konusunda ise geçiştirici bir tavır sergilemişti. Bu duruma kendim tanığım. Doğrudan biliyorum. Tabii cevapla birlikte Kandilin ve Avrupanın telefonları verildi. Devletin onayı olmadan görüşmek olamazdı. Telefon görüşmelerine tanık olmadım. Bunlar ancak Kandil ve Avrupa sorumlularıyla yapılır. Yazıya verilen cevabı Öcalan beğenmemişti. Konseye hitaben ‘Dediklerimi yapamazsanız sizi hain ve tasfiyeci ilan ederim dedi sonraki yazısında. Bunun üzerine PKK konseyi Öcalanın dediğini kabul etti. Daha önce çözüldüğü yönündeki açıklamasını geri aldı.”

ÖCALANIN GÖRÜŞME TALİMATI


İmralı ile Kandil arasındaki ilişkilerin mektup ve telefonla sınırlı olmadığı hep iddialar arasındaydı. Örgütten bazı isimlerin İmralıya götürüldüğü ve Öcalan ile görüştürüldüğü bugüne kadar hep kulislerde kulaktan kulağa fısıldandı. Ancak ilk defa bu konuya eski bir PKK yöneticisi açıklık getiriyor: 1999 yılında cezaevinde olan Sabri Ok, Öcalanın yanına götürülmüştü. O zamanlar, Kandilden gidenler olmuş türünden söylentiler çıktı, bu doğru değil. Sabri Okun Öcalanın yanına götürülüp görüştürüldüğü kesindir. Öcalan kendiside ‘benimle görüşenler Sabri ile de görüştüler diyordu. Kısaca telefon ve doğrudan görüştürme ve İmralıyla ilgili yazdıklarım kesindir. Telefonların istendiği yazısını okudum. Toplantıda da bulundum. Sabri Ok bilgisini de yine aldım ve doğrudur.

Son Güncelleme: 10.12.2011 12:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54