Bugün sizlerle İHALE üzerine sohbet etmek istiyorum.
İhale kelimesinin ansiklopedik bilgisinde ‘İhale arttırma veya eksiltme yoluyla yapılacak işler için kullanılan bir terim’ olarak yer almakta.
İhale’yi biraz daha açacak olur isek, ‘Bir iş yaptıracak kişi veya kurumun bu işi en az ücret talep edene yaptıracağına dair niyetini ortaya koyması, bu işi ihaleye çıkarması demek olur. Benzer olarak, bir satış işinde, en yüksek fiyatı verene satmayı murad etmesi de, satışı ihale ile yapması manasına gelir’
 
       Tarım kentiyiz.
 
İlimizde ülkemizin en büyük üretme çiftliği olan TİGEM’in ev sahipliğini yapmaktayız. Sadece TİGEM’mi?
 
       Hayır.
 
       DSİ’ye ne demeli? 
 
       İl Özel idaresi ve yine dört bir yanımızdaki tarım arazileri….
 
Önceki gün öğleden sonra Dalgıç pompaları üreten, tamir ve servis hizmeti yapan 30’dan fazla insanın çalıştığı bir fabrikaya yolum düştü.
 
 Ne yalan söyleyeyim. Daha önceleri de bu fabrikaya gidip gelen birisi olarak son ziyaretimde gördüğüm manzara düşündürücü idi.
 
        Neden mi?
 
Nedeni çok basit. Daha önceleri harıl harıl çalışan ve müşteri talebini karşılayabilmekte güçlük çeken bu fabrika Eylül ayı iti bari ile geride kalan gün içerisinde sadece 4 tane dalgıç siparişi alabilmiş.
 
         Yani esnaf perişan, esnaf sıkıntılı, esnaf üzgün.
 
Fabrika sahibi dostum ile konuşuyoruz. Sıkıntılı olmasına karşın ağzından Allah’a karşı olan şükrünü eksik etmeden, ‘Halil bey. Burada dalgıç pompaları üretmekteyiz. Garip olan ve bizlere ağır gelen ise TİGEM ve DSİ’nin bizlerden alış veriş yapmaması ve açtıkları ihalelerin nedense İzmir başta olmak üzere dışarıdan gelen kişilerin işi bir şekilde alması oluyor’ dedi.
 
         Oh maşallah…
Tamam, kurumlar işleri için ihale açmalılar. Ama evin içi dururken, dışına açılmanın âlemi ne olabilir ki?
 
İhale’nin tanımını yaparken ‘artırma veya eksiltme’ olarak tanımladık. Tabi ki ihaleyi el altından  sadece birkaç kişiye verin demiyorum. Ama özellikle Şanlıurfa’da bir ihale yapılırken ihale şartnamesine konulan bir madde bir anda rotayı ummadık illere açık davetiye niteliğinde olabiliyor.
 
        Allah aşkına bu ilin yetkililerine soruyorum.
 
Şanlıurfa’dan kaç esnaf İzmir’e, Konya’ya, Kayseri ve Diyarbakır’a gidip bir ihaleyi alabilir.
 
Kıvırmanın, kaçak güreşmenin hiç alemi yok. İhalede tabi ki kurumu bunun da ötesinde ülkemiz ekonomisini tabi ki düşünelim. Adil bir ihale yapalım ama öyle ev delisi el iyisi olmanın da alemi olmasın.
 
         Buradaki esnafa yazık değil mi?
 
         Buradaki bu iş yerleri kapansa bundan kim mutlu olur?
 
İhale komisyonlarında yer alan bir iki kişi kendi vicdanı yerine cüzdanına yönelik olabilecek bir takım ayak oyunlarına Vilayet son vermeli ve Şanlıurfa’daki esnafı ‘ihale’ adı altında mağdur etmemeli.
 
Bugün TİGEM ve DSİ’nin dalgıç pompa alımında kaç tanesini Şanlıurfa’daki esnaflardan aldı doğrusu merak ediyorum. Bu konuda ilgili yerlerden bir açıklama gelir ise bunu da tüm kamuoyu ile paylaşacağım.
 
Özel bir madde ile kıyı kentlerine özel değil, ihalelerin Şanlıurfa’daki tüm esnafı bağrına basacak türden olması dileği ile…
 
 
 
          Şen ve mutlu kalınız.
 
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54