Bugün sizlerle nedense bazılarının oturmadan önce başka, oturduktan sonra da daha da başka başka konuşmaya başladıkları ve bunun la birlikte ilginç hal ve hareketler içinde bulundukları KOLTUK’lar üzerine biraz sohbet etmek istiyorum.
      Siyasetçisinden Valisine, Müsteşarından Genel Müdürüne, Belediye Başkanından Emniyet Müdürüne, Kaymakamından Rektörüne, Daire Başkanından Müdürüne, Müdür yardımcısından Şefine, Memurundan Hizmetlisine kadar uzanan süreçte bu türden örnekleri daha çok sıralayabiliriz.
      ‘Ben ilk önce şu koltuğa bir oturayım. İşte ondan sonra siz bakın ben neler yapıyorum!’ diye vaatler daha da önemlisi atıp tutmalar başlar ve beyefendi koltuğa oturduktan sonra nedense erişilmez olup ortaya çıkıveriri.
       Ne yazık ki çevreme baktığımda oturduğu koltuğun hakkını vermekten öte oturduğu koltuğa lekeler sürenler mi dersiniz! Oturduğu koltuğa güç katmak yerine o koltuktan güç alıp ala vere yapanlar mı dersiniz! Ya da oturduğu koltuğun onurunu yerle bir edenlere mi dersiniz! Bu buna benzer çok isime ne yazık ki şahit olmaktayım.
     Ama oturdukları koltuğa, bulundukları makama onur katan, güç veren, bulunduğu makamın daha da yücelmesine vesile olan hiç isim de yok mu?
      Tabi ki var. Kuru ile birlikte yaşı yaşmak gibi, kötünün yanında iyiyi de alt etmek gibi bir düşüncem asla yok. Olamaz da.
       Benim isyanım, tepkim, karşıtlığım bulundukları makamlardan, yumuşak koltuklardan hep güç alan fakat bu gücü ne ilin daha da gelişimi, ne de insanlık adına kullana bilmeyenlere….
       Beyefendiyi kimse bunca yıldır tanımıyor, bilmiyor. Bir bakıyorsun ki adam karşımıza bir seçim sonrasında MİLLETVEKİLİ olarak çıkmış.
       Beyefendiye bir bakıyorsun iki tane deveyi güdemez halde iken karşımıza EN ÖNEMLİ görevlere atanmış isim olarak çıkmakta.
       Beyefendiye bakıyorsun gözünün içine giren sineği dahi uçurtmaya takadı yok iken bir bakıyorsun stratejik bir görevde karşımızda…
       Ama yüreğiyle, kişiliği ve şahsiyeti ile misyonu, eğitimi, karizması ve vizyonu ile birçok insanın yapamadığı bir tek kendi başına yapabilecek iken nedense kaderine terk edilmiş duruma bırakılıyor. Kimse görmek dahi istemiyor.
        İşte buradaki bu yanlışlık, yanlış adım ve tercihler ne yazık ki il olarak bizleri buralara getirmekte.
        Kardeşim sen bulunduğun makamın, oturduğun koltuğun hakkını vermiyor, bir tek kendi menfaatin için kullanıyor ve de kullandırılıyor isen orada daha fazla oturma, ÇEK ve GİT.
        Bu dünya da hepimiz faniyiz.
        Önemli olan hangi görevde, nasıl bir konumda olur isek olalım geriye hoş bir sada bırakabilmek asıl olandır. İşte bunun farkında olarak hareket edelim.
        Adam bulunduğu koltuğu kişisel hırsı ve menfaati için mi kullanıyor. Bulunduğu makama yakışmayan hal ve hareketler için de mi? Devletin, Cumhuriyetin memuru olmaktan öte birilerinin işareti ve kartı ile atamalar, tayinler ve alımlarda mı bulunuyor onun o makamda bulunmasının anlamı yok. Bunu yapanların ötenside bu işin bunu görüp ve bildikleri halde buna seyirci kalanlarında sorumlu olduğunu asla unutmayalım.
        Naçizane ilimizdeki birçok makamı işgal etmiş olanlara tavsiyem bulundukları makamı kendi hırs ve menfaatlerinden uzak tutmaları ve sorumluluklarının bilinci ile oturdukları koltuğun, bulundukları makamın hakkını verenlerden olalım…
       Yarın bu makamdan bir şekilde ayrıldığımızda sinkaflarla ANILMAK yerine geride kalan eserler ve atılan akılcı ve kalıcı eserlerle güzel ANI’larımızla ANILMAK dileği ile…
     
         Yeniden buluşmak dileği ile…  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54