İstihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Mehmet Baransu yeni yazısıyla Başbakan Erdoğanı çok kızdıracak

Uluderede 35 sivilin yaşamını yitirmesine yol açan operasyonla ilgili ortaya attığı istihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, bugün de iddiasını sürdürerek...

İstihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Mehmet Baransu yeni yazısıyla Başbakan Erdoğanı çok kızdıracak

Uluderede 35 sivilin yaşamını yitirmesine yol açan operasyonla ilgili ortaya attığı istihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, bugün de iddiasını sürdürerek...

02 Ocak 2012 Pazartesi 18:34
783 Okunma
İstihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Mehmet Baransu yeni yazısıyla Başbakan Erdoğanı çok kızdıracak

Uluderede 35 sivilin yaşamını yitirmesine yol açan operasyonla ilgili ortaya attığı istihbarat MİTten geldi iddiasıyla Başbakanın tepkisini çeken Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, bugün de iddiasını sürdürerek MİTten rapor üstüne rapor başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Başbakanın cambaz köşe yazarı olarak tanımladığı Kozmik Köşenin yazarı Mehmet Baransu, Başbakan Erdoğanın MİTten son anda giden bir istihbarat raporu yok açıklamasının aksine MİT, sınırdaki katliam için tam 6 rapor göndermiş iddiasında bulundu.

İşte Taraf Yazarı Mehmet Baransunun bugünkü yazısı...

MİTin Uluderede operasyonun olduğu gün Genelkurmaya ilettiği raporda, Fehman Hüseyin sınırı geçen grupta denmiş.

Uluderede 35 sivil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava saldırısı sonrası hayatını kaybetti. Taraf, Genelkurmay Başkanlığına yanlış istihbaratın MİT tarafından gönderildiğini yazdı. Ardından Başbakan Tayyip Erdoğan kameralar karşısına geçip, istihbaratın MİT tarafından 10 gün önce verildiğini üstü örtülü bir şekilde doğruladı. Erdoğan, operasyondan önce sivillerin PKKlı olduğuna yönelik bir istihbaratın son anda MİTten askere gitmediğini, konuyla ilgili MİTin bir açıklama yapacağını söyledi. Beklenen açıklama altı saat sonra geldi. MİT yaptığı açıklamayla Başbakanı da yalanlayarak, Genelkurmaya herhangi bir istihbarat gönderilmediğini açıkladı.

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. Uluderedeki katliamın olduğu günden itibaren, askeri kaynaklardan aldığım bilgiler ışığında, olayın perde arkasını aydınlatmaya çalışıyorum. MİT, herhangi bir bilgi göndermedik demesine rağmen, önceki gün MİT tarafından askere gönderilen iki ayrı raporu yayımladım. Doğrusu MİTin ortadaki bu belgelere rağmen neden doğru olmayan bir açıklama yapma ihtiyacı hissettiğini, Başbakanı zor durumda bıraktığını anlayamadım.

Uludere katliamı öncesi devlet kademelerinde yaşanan gelişmelerle ilgili yeni bilgi ve belgelere ulaştım. Başbakan Erdoğan, son anda giden bir istihbarat raporu yok demesine rağmen, görüştüğüm askeri yetkililer, kendilerine son anda MİTin gönderdiği raporu da benimle paylaştılar. 28 aralık günü yani hava operasyonunun yapıldığı gün MİT, askerlere yeni bir rapor daha göndermiş. Rapor, kestirme yani cep telefonu ve telsizlerin dinlenmesi sonucu elde edilen bilgiler ışığında hazırlanmış. Raporda MİT, askere grup içinde Fehman Hüseyinin olduğu değerlendirilmiştir notunu da göndermiş. Bu raporun yanı sıra konuyla ilgili olarak MİT, 20, 23 ve 25 aralık tarihlerinde üç ayrı rapor daha göndermiş.

İşte MİTin gün gün askerlere gönderdiği o raporlar ve raporların içeriğindeki bilgiler;

MİTTEN PEŞ PEŞE RAPORLAR 

Önceki gün yine bu köşede de aktardığım gibi, MİT 14 ekimde Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına, Kongra-Gel (PKK) Eylem Emaresi konulu bir yazı gönderiyor. Yazıda, Türkiye metropollerine eylem yapacak HPG mensuplarına Irakın kuzeyinden silah/mühimmat ve malzeme aktarımının kaçakçılar vasıtasıyla yapıldığı/yapılacağı notu yer alıyor.

Karakol baskınların çoğunun Fehman Hüseyinin emri ile yapılmış olması, Hüseyinin PKKnın son dönemde verdiği kayıpların intikamını almak üzere, Türkiye sınırına yakın bölgelerde dolaştığına dair gelen istihbaratların devletin diğer birimlerinde bulunması ve bu bilgilerin de yer yer telsiz kestirmeleri ile doğrulanmış olması, gelen bu istihbaratın dikkate alınmasına neden oluyor.

Başbakan Erdoğanın doğrulayıp, MİTin yalanlamaya çalıştığı ikinci istihbarat raporu ise 21 Aralık 2011 günü gece yarısı askerlere iletiliyor. İstihbarat çoğunlukla güvenilir nitelikte ve haber elemanı kaynaklı. Yani PKKnın içinde bulunan MİT ajanlarının gönderdiği bilgiye dayanıyor.

Notta şunlar yer alıyor; PKK üyesi Topal Bedran Kod adlı Sait Tanıt, Şırnak Uludere Ortasudaki üs bölgeleri, askeri birlikler ve hareket tarzları, bölgedeki asker sayısı ve Ortasudaki örgüte yakın korucular hakkında araştırma yapıyor. PKK Zagros sorumlusu Dr. Erdal Bahoz kodlu Fehman Hüseyin, Şırnak Uludere Ortasu bölgesinde yer alan Düğün Dağı karşısında Türkiye sınırına 10 km uzaklıkta telsizle konuşuyor. Keşif çalışması ve Dr. Bahozun sınır bölgesine yakın mıntıkada bulunması, adı geçen alanda bir eylem arayışı olabileceği yönüyle önemlidir.

Bu rapor MİTe çalışan bazı haber elemanlarının gönderdiği istihbarat sonrası oluşturuluyor. Değerlendirmeler sonrasında da konu Genelkurmaya rapor ediliyor. MİT ayrıca, telsiz kestirmeleri ile Fehman Hüseyin ve PKKlı grubun yer koordinatlarını da tesbit edip Genelkurmaya bildiriyor.

Bu olaydan birgün önce yani 20 aralık günü de MİTten Genelkurmaya Kandilde eğitim görmüş 130 kadar yeni katılımlı teröristin Hakurk ve Haftanin bölgelerine gönderileceği ve bu bölgelerde eylem yapmalarını müteakip Kandile geri dönecekleri yönünde ayrı bir istihbarat raporu daha gönderiliyor.

FEHMAN HÜSEYİN DE GELİYOR

MİTten Genelkurmay Başkanlığına gelen başka bir istihbarat raporunun tarihi ise 23 aralık. Raporda aynen şu bilgilere yer veriliyor; Sinat Haftanin bölgesindeki teröristlerin bir kısmının Qumri-Surur- Kesta-Nazdur-Keşan bölgesinde 20-25 kişilik gruplar halinde barınmaya başladıkları...

Genelkurmay, MİTten gelen telsiz kestirmeleriyle doğrulanmış olan istihbarat bilgileri, PKKnın sınır bölgesindeki askeri birliklere intikam baskını yapacakları, Fehman Hüseyinin de bu grubun içinde olacağı istihbaratı üzerine hassas duruma geçiyor.

MİTten Genelkurmaya iki gün sonra 25 aralıkta başka bir istihbarat raporu daha geliyor; Yer tesbitine dayanarak yapılan çalışma ile temin edilen bilgi: Fehman Hüseyinin 25 aralık tarihinde Sinat Haftaninde yer tesbitinin yapıldığı...

Bu bilginin ardından 28 aralık günü yani operasyonun yapıldığı gün MİTten Genelkurmaya başka bir rapor daha gönderiliyor. Kestirme cihazlarından elde edilen yer tesbit bilgilerine göre Fehman Hüseyinin sınırdaki kalabalık grup içinde olduğu değerlendirilmiştir...

Bu bilgiler Genelkurmayda Güvenlik Daire Başkanlığına aktarılıyor. Genelkurmay İsithbarat Başkanlığına bağlı, Güvenlik Daire Başkanlığı, terör ile ilgili bütün istihbarat duyumları, sinyal istihbaratı, görüntü istihbaratından sorumlu dairedir. Bu daire önüne gelen istihbarat bilgileri, yer kestirmeleri ve heron görüntülerinin ortaya koyduğu 40 kişilik PKKlı grup bilgisi karar sürecini hızlandırıyor ve içinde de Fehman Hüseyinin bulunuyor olması, askerlerde artı bir motivasyon oluşturuyor.

ÖNCE TOP ATIŞI YAPILIYOR

Bunun üzerine 2. Ordu Komutanlığı heron izleme ve değerlendirme birimi, heron görüntüleri üzerinde yaptığı değerlendirmede, MİTten gelen istihbarat ve yer kestirme bilgilerinin etkisiyle, grubun kaçakçı görünümünde PKKlılar olduğu kanaatine varıyor. Top atışı için izin isteniyor ve alınan izin ile top atışı yapılıyor. Görüştüğüm askerî yetkililer top atışından da olumlu sonuç alınamadığını söylüyorlar. Ardından da F-16ların kaldırılması talimatıyla, 28 aralık günü saat 21:30 sularında uçaklar bölgeyi bombalamaya başlıyor.

Askerî kaynaklara, MİTin raporlarının ardından 2. Ordunun sürekli koordinattları verilen bölgelerde izleme ve araştırma yapmasına, özellikle son üç günde bu izlemelerini yoğunlaştırmasına rağmen bu hatanın nasıl yapıldığını da sordum. Cevapları Başbakan Erdoğanın verdiği cevaba yakın gibiydi; Sınırda kanunsuz olsa da kaçakçılık yapanlar üç-beş kişilik gruplar. Bu sayı maksimum 10 kişiyi de bulabiliyor. Olay günü toplanan kişi sayısı 40. Diğer yandan olay günü 28 aralıkta grubun sınıra geçiş için yaklaştığı sırada alınan bir telefonda sınırda askerin olduğu, girmemelerinin gerektiği, sınırın ötesinde beklemeleri gerektiği söyleniyor. MİTten gelen raporlar ve kestirme bilgileri de böyle bir hataya neden oluyor.

ASKERİ YETKİLİLERİN ŞÜPHESİ

Görüştüğüm askerî yetkililerin, Uludere katliamıyla ilgili bazı şüpheleri de var. Şüphelerine neden olan olayları ise şöyle anlatıyorlar:

Telefon kestirmelerinde gruba sınırda beklemeleri söyleniyor. Bu beklemede gruba katılanlarla beraber grubun sayısı artıyor. Ayrıca bu grup mazot ve sigara kaçakçılığı için giderken, birileri tarafından çok sayıda kişinin katılacağı şekilde bir organizasyon yapılıyor. Telsiz ve telefon kestirmeleri üzerinde de durulmalı. Kestirme, dinleme yapılmasına rağmen, MİTin grubun içinde Fehman Hüseyinin olduğu bilgisini ısrarla vermesi önemli. Bu da planlı bir amaç mı var şüphesini bizlerde doğuruyor.

Askerî yetkililere birilerinden kimi kastettiklerini de sordum. Bu konuda yorum yapmak istemediler. Sadece kendilerine gelen raporlara vurgu yapıp, telsiz ve telefon dinlemelerine rağmen, kestirme raporlarının nasıl bu şekilde hazırlandığına bakmak gerektiğini söylediler. Sanırım kilit nokta, dinleme yapılmasına rağmen, MİTin grubun PKKlı olduğunda ısrar etmesi ve kestirme koordinatları vermesi. MİT, şimdi bu raporları yalanlamadan, kestirme cihazlarından hangi bilgileri elde ettiğini kamuoyuna ve istihbarat bizden gitmedi diyerek yalanladıkları Başbakan Erdoğana açıklamak zorunda.

Son Güncelleme: 02.01.2012 18:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54