Muhterem kardeşlerim…
Öncelikle 4+4 olan İlk ve Orta bölümde, hatta Lise kısmında bile eskiden konulmuş kıyafet uygulaması doğru bir karardır. Ancak uygulama yanlış olduğundan vatandaş, özellikle de fakir ve memur kesimi uygulamaya değil de bazı okulların keyfi uygulamasına, yani her okul idaresi bir iş yeriyle belli menfaatler karşılığında anlaşıp tek tip forma, giysi satışını üstleniyor ve okulda illa o işyeri diye diretiyordu. İşte yanlış olan bu durum. İlkokullarda (fakir aileler için Devlet tarafından ücretsiz dağıtılan önlükler) mavi yada Ana Sınıfları için kırmızı önlükler her zaman hoş görülmüştür ve okullara da bir disiplin getirir. Öğrenci öğrenci olduğunu bilir, başkaları da öğrenciyi başkalarından ayırt eder. Ama illa bizim okulun önlük rengi yeşil veya mor olacak, yada bu kadar parayla arma alıp göğsüne diktireceksin gibi zorlamalar doğru değil. Devlet ilkokullar için MAVİ ÖNLÜK önermişti ve ne güzel uygulamaydı. Bende 27 yıl Sınıf Öğretmenliği yaptım ve bu durumu yakından yaşadım. Devlet ücretsiz önlük dağıttıktan sonra hiç sorun yoktu zaten. Tabi ki, hiçbir konuda herkesi memnun etmek mümkün değildir.
Liselerde de beyaz gömlek ve lacivert pantolon ideal bir kıyafettir ve kış-yaz giyilir. Sorun da teşkil etmez dedikoduya da mahal vermez.
Küçümsenirse çok büyük bir yanlış olacağına inandığım, bizlerin, baba, abi ve kardeşlerimiz, hatta amca ve dayılarımızın da aralarında zaman zaman bulunduğu Asker Ocağında vatani vazifelerimizi yaparken aynı tip elbise giymemiz ne kadar doğru ise, öğrencilerin de tek tip elbise giymesi o kadar doğru denilebilir. Kışlalar ASKER OCAĞI, okullar da İLİM YUVASI’dır. Uzaktan bakan bile ayırt edebilmeli (Alim ile Cahili, Sivil ile Öğrenciyi).
Fazla şeyler yazıp tartışmaya meydan vermek istemem. Beni anlayan anlamıştır mutlaka. Yazdıklarımı yanlış anlayacak kimseler de, mümkünse bir daha sakin kafayla ve tarafsız düşünerek okusunlar. İşte o zaman ne demek istediğimi çok iyi anlarlar. Sanki 3 gün sonra yürürlüğe girecek değil ya…
Efendim;
Bilindiği gibi; Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, “Saçı uzun diye hiçbir çocuğu uzaklaştırmayın. Saçını keserek rencide etmeyin. Bırakın saçlarını uzatsınlar. Bazen farklı bir şey giysinler. Haftanın bir günü serbest kıyafet uygulayarak yeni bir hava yaratabilirsiniz” açıklamaları tartışma başlamıştı.
Bende öğretmenliğim sırasında, çocukları geç geldi, saçını kesmedi, kravat takmadı vs gibi basit nedenlerle evine geri gönderen, derslere almayan Öğretmen arkadaşlarımla, İdarecilerle tartışır ve yanlış yaptıklarını söyler karşı çıkardım. Birdaha öyle gelmemeleri için uyarmalarının doğru olacağını söylemelerini isterdim. Zira çocukların geneli zaten derslerden kaçmanın yollarını ararlardı. Onların gökte aradığını yerde onlara sunmak gibi olmuyor muydu?
Başbakan Erdoğan’ın önerisi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, okullarda kıyafet serbestliğini sağlayan değişikliğe ilişkin, “Bir sıkıntı olduğu içindir ki bu adım atılıyor. 'Bugüne kadar böyle bir şey yok' diye bir yaklaşım tarzı yanlıştır. Ülkemizde yıllarca tek tip giyim tarzı hep eleştiri konusu olmuştur. Siyasette bir gerçek vardır. Attığınız her adımın beğenenleri olur, beğenmeyenleri olur. Yüzde 100 herkes beğenecek diye bir şey yok. Eğer böyle bir adımı atmaya yürütme kendini görevli hissediyorsa, demek ki bir yerde bir sıkıntı var. Bir sıkıntı olduğu içindir ki bu adım atılıyor. 'Bugüne kadar böyle bir şey yok' diye bir yaklaşım tarzı yanlıştır. Ülkemizde yıllarca tek tip giyim tarzı hep eleştiri konusu olmuştur. Hatta hatta bunun komünist ülkelerde bile 90'lı yıllarda kaldırıldığını ama demokrasinin egemen olduğu bu ülkelerde hala bu tek tipçiliğin yürümesinin yanlış olduğunu, bırakalım herkes nasıl arzu ediyorsa, gücü neye yetiyorsa onu alsın, onu evladına giydirsin ve bu şekilde bu tür adımlar atılsın. Bunlar hepsi bir talebin neticesinde atılan adımlardır. Ben bu adımın da 2013-2014 eğitim-öğretim yılında uygulamaya konulacağını buradan hatırlatmak istiyorum ve yapılan bu iş, tabii bütün kamuoyu araştırmalarına dayalı olarak da bizim attığımız bir adımdır. Hayırlı olacağına inanıyorum. Şimdiden de bütün yavrularımıza hayırlı olsun diyorum”' demişti.
MHP lideri Bahçelinin düşüncesi
MHP lideri Devlet Bahçeli de, “Elbette okullarda tek tip kıyafet uygulamasına son vermek, kıyafet serbestliğine geçmek anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir karardır. İmam hatiplerde okuyan ve diğer ortaokul ve liselerde seçmeli Kur'an-ı Kerim derslerini alan kız öğrencilerimizin başlarını örtmelerini insani ve İslami açıdan en tabii hakları olarak gördüğümüzü ifade etmeyi yararlı görüyorum. Bazı çevrelerin ise başörtüsü üzerinden yürüttüğü içi boş polemiklerini, aslı astarı olmayan uydurmalarını, korku pompalamaya çalışan işgüzarlıklarını kötü niyetlilik olarak değerlendiriyoruz” diyerek destek veriyordu.
Bazı çevrelerin görüşleri
Bazı çevrelerden de, “Hiçbir çocuk, psikolojik olarak ezildiği ortama girmek istemez. Getirilen uygulama aslında bir kıyafet serbestliği değil, yeni bir kıyafet yasağıdır. Bu yönetmelik çocuklarımız üzerinde yürütülen ve 4+4+4 uygulaması ile başlatılmış sinsi ve siyasi toplum mühendisliğinin bir parçasıdır. Bu yönetmelik, Ak Parti'nin çağdaş eğitim, bilim ve laiklikten duyduğu siyasi rahatsızlığın tipik bir yansımasıdır. CHP olarak, okul kıyafetlerinin, çocuklar arasında ayrımcılığa yol açmayacak şekilde, okul yönetimleri tarafından belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Devlet, okul kıyafeti alamayacak durumda olan ailelere, yardımda bulunmalıdır. Çocuklar ve onların geleceği üzerinden siyaset yapılmamalıdır” sesleri yükseldi, halen de devam ediyor.
Psikiyatri uzmanının fikri
Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise; “Özellikle lise çağındaki çocukların, öğretmenlerle disiplin konusunda en çok çatıştıkları alan saç konusudur. Bunu kıyafet takip eder. Eskiden saçın kısa olması hijyen açısından tavsiye edilen bir şeydi. Ama artık öyle bir şey söz konusu değil. Öğrenci kendisini hem özgür hissetmeli, hem de okula bağlı hissetmeli, okulunu sevmeli. Kıyafet konusunda da marka rekabeti oluşmaması için tamamen serbest değil de, ‘Koyu renk olacak, örneğin siyah ya da lacivert’ denilebilir. Öğrenciler kendi kıyafetleri üzerinde karar sahibi olmalı. Bakanlığın yaklaşımı geç kalmış bir yaklaşımdır. Öğrencinin kafasını değil de, içini önemseyen bir yaklaşıma ihtiyaç vardır” diyerek fikrini belirtiyordu.
Daha böyle olumlu yada olumsuz açıklamaları çoğaltmak mümkün, ancak gerek yok. En önemli açıklama yine Başbakan Yardımcımız Sayın Bülent Arınç’tan geldi.
Başbakan Yardımcısı Arınç’ın açıklaması
Bülent Arınç ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından başlayan açıklamalara net bir cevap verdiler;
“Çok eski bir yönetmelik vardı ve artık onun biraz çağ dışı kaldığı veya eleştirildiği dikkate alınmış. Bugünün şartları içinde pedagojiye de dikkat edilerek, toplumsal barışa da dikkat edilerek okullardaki disiplini de içerisine alacak bir düzenleme yapılmış. Okullarımızdaki disiplin anlayışının çocuklarımızın sosyal konularıyla ilgili olması lazım. Maalesef görüyoruz ki CHP´nin bakışı sadece laikliğe aykırılık gibi, geçmişte ağızlarına sakız yaptıkları bir konuyla ilgili. Bu kıyafetlerin şöyle veya böyle olmasının laiklikle ilgisi yok. Bu yönetmelik değişikliğinin de laikliğe aykırı bir tarafı yok.”
Daha da önemlisi, Yönetmeliğin, eleştirileri görmek için önümüzdeki yıl yürürlüğe gireceğini hatırlatan Bülent Arınç, “Sanki 3 gün sonra yürürlüğe girecekmiş gibi ´öldük, bittik´ demenin doğru bir tarafı yok. Eleştiriler belki yönetmeliğin değişmesine de yol açacak, yeter ki haklı eleştiriler getirelim. Ama böyle tam karşıdan ´laiklik elden gitti´ diye başlarsanız vallahi sizi dinlemeyiz” diyordu.
Kısaca ortaya atılan görüş tartışılacak ve sonucu göz önünde bulundurulup, mutlaka yeniden düzenleme yapıldıktan sonra yeni ders yılında uygulamaya geçilecek.
Haydi hayırlısı…
 
 
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54