ŞANLIURFA’DA “İNSAN HAKLARI” PANELİ

Şanlıurfa Barosu Tarafından Düzenlenen “İnsan Hakları” Paneline Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Pelin Batu, Murat Belge, Hilal Kaplan Katıldı

ŞANLIURFA’DA “İNSAN HAKLARI” PANELİ

Şanlıurfa Barosu Tarafından Düzenlenen “İnsan Hakları” Paneline Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Pelin Batu, Murat Belge, Hilal Kaplan Katıldı

15 Aralık 2012 Cumartesi 17:11
13028 Okunma
ŞANLIURFA’DA “İNSAN HAKLARI” PANELİ
Şanlıurfa Barosu tarafından “İnsan Hakları ” Paneli düzenlendi. DSİ’nin konferans salonunda düzenlenen “İnsan Hakları” paneline Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Pelin Batu, Murat Belge ve Hilal Kaplan gibi isimler katılırken Şanlıurfa’dan da, Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın, Fevzi Yücetepe, Şanlıurfa Baro Başkanı Ali Fuat Bucak ve Şanlıurfa Barosu eski başkanları, üniversite öğrencileri ve Şanlıurfalılar katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Şanlıurfa Baro Başkanı Ali Fuat Bucak, Türkiye’de insan hakları konusunda son günlerde geri bir adım atıldığını söyledi. Bu kon uda bir çok mücadelenin yürütüldüğünü belirten Baro Başkanı Bucak, “ Bu geri adıma karşı bir çok mücadele verilyor adımlar atılıyor, Roboski katliamının 1. Yılını anacağız. Halen bir haber yok halen bir sonuç alınamadı. Hapishaneler ağzına kadar dolu, bir çok seçilmiş insan içerde halen daha bir sonuç alınamadı” diye konuştu.
Yazar Hilal Kaplan
“Şanlıurfa’ya gelip de İnsan hakları konusunda konuşmayı mantıklı bulmuyorum. Çünkü burada insan hakları halen ihlal ediliyor” diye konuşmasına başladı.
Kardeşlik kapısı kapandı. Müslüman Kürtler ile Müslüman Türkler arasında kardeşlik kapısı kapandı bugünlerde sözü dolanıyor ortalarda. Bir arada yaşama iradesi bağlamında ve şimdiye kadar 30 yıllık süreçte bir iç savaş olmadıysa bu söylem yersizidir
2008’li yıllarda JİTEM’İn faili meçhuller çok konuşuldu. Uzun yıllar fırat’ın batısı fırat’ın doğusundan haberdar değildi. İnsanlar yıllardır barış olmayacak barış istenmiyor inancı hakim insanlarda.
Kürtçenin seçmeli ders olması artık bu inancı yıkmalıdır. Valiyi halk seçsin diye bir öneri var. Bu Ahmet Türk’ün önerisiydi. Başbakan’da bunu dile getirmişti. Bunlar önemli şeyler. Çatışan güçler bağlamında baktığımızda askeri bir süreç var.
Murat belge;
12 Eylül toplumda var olan herkesin ayağına vurdu. komünizmden Bülent Ersoy’a kadar her konuya el attı. İnsan olmanın yasak olduğu bir dönemdi 12 Eylül,  İnsan hakları son derece önemli bir konu. Taraf tutarak değil yani ben solcuyum ben neyim diyerek değil insan olarak sahip çıkılmalı insan haklarına,  Sonuçta insan hakları mücadelesi veren camia Türkiye’de doğru, kuralına uygun yapmadı. Onun için de bugün Türkiye’de insan haklarının saygı değerliği halen duruyor.
Pelin batu:
Tutuklu gazeteci konusunda birinci sırada yer almaya başladık. Tutuklulardan çok fazla mektup almaya başladım. Mektupları okuyunca insanlığımdan utanmaya başladım. Bu mektupları okudukça radikal şeylerin yaşanması gerektiğine inanıyorum. Mektuplar dünyaya bakışımı bir tokat gibi değiştirdi. Dünyanın en büyük adalet sarayına sahibiz ama adaletin olup olmadığına dair bir soru işareti var. Sağı, solu,, Müslümanı, ateisti, öğrencisi ,akademisyeni, askeri sivili herkesin buluştuğu bir nokta.
Uludere esemesi halen okunmuyor unutuldu.
Kadın konusuna da değinen Pelin Batu, kocası, sevgili aşığı sapığı konusunda kadın çok mağdur. Kadın hakları dernekleri kadınların ölümlerinde inanılmaz bir yükseliş var. Kadınların insan olmadığı bir toplumda yaşayan bir kadın olarak ben kadının altının çizilmesi lazım. Kadınların ülkemizde adı yok. Adı olmayınca insan hakları nerede kaldı. Hepimiz hayatımızda bir öteki figürü görürüz. Adalet kavramından bahsediyorsak, din-adalet-hukuk dışında insanın içerisinde bir adaletin insanın ruhunda olduğuna inanmak istiyorum.
SIRRI SÜREYYA ÖNDER’DEN KÜRTÇE SELAMLAMA
Son olarak konuşan Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, salonda bulunanları Kürtçe selamladı. Konuşmasına esprili bir şekilde başlayan Önder, “katıldığımız her toplantıdan sonra hakkımızda fezlekeler hazırlanıyor. Bu toplantıdan sonra da hazırlanacaktır. Bu fezlekeler özellikle bizim için olduğundan diğer arkadaşlarımızı rahat olabilirler” diye konuştu.  Önder ardından Urfa ile ilgili fıkralar anlatarak salondakileri kahkahaya boğdu.
Anayasanın yeni düzenleme komisyonunda bulunduğunu belirten Önder, “ancak ironi şuradadır ki ben anayasayı ihlal ettiğim gerekçesiyle 12 yıl hapis yatmıştım” dedi.
12 Eylül bu topraklara nasıl siyaset yapılırı unutturarak yeni bir siyasi düzen getirdi.  Bizim yaptığımız siyasal mücadelede 20 – 25 TİP’li çıkar. Bu meselenin içine Kürtler girince olaya farklı bir boyut kazandırılıyor.
Bu sevgiyi hak etmek için 2-3 filme imza atmak dışında bir şey yapmadım. BDP’ye girişimle birlikte hakkımda farklı düşünmeye başladı. Devlet sivil siyasete ne kadar alan açtı da siz bizden hesap soruyorsunuz. Bu sözüm BDP siyaset yapmıyor diyen herkesedir. BDP’ye  da herhangi bir partiye ne kadar alan açıldı da bizim siyaset yapmadığımız konusunda dem vuruyorsunuz. 11 bin 400 partilimiz cezaevinde. Hiç kurda kuşa eyvallah edecek tipler de değil. Ana dilde savunma için hiçbiri ifade vermedi. Bunun % 5 i Filistin hikayesi olsaydı burada zılgıtlarla karşılanırdık. Kürt yapınca hiçbir önemi yok öylemi. Bu hukuksuz mahkemede sanıkla yargıç değiştirdi. Yasama olarak da bizim elimizden aldılar. Siyaseti size nasıl yapılır unutturmuşlar. Hayatın her alanında demokrasi ve barışçıdır. Siz siyaseti bir fuar alanı olarak görüyorsunuz. Hangi partiden iktidar dahil 300 kişiyi çekseniz bu partiler sabah il ilçe binalarını açamaz. 11 bin 400 kişiyi içeri attınız her açıklamada gaza maruz kalmış, fezleke hazırlanmış milletvekillerinden siyaset yapmayı bekliyorlar. Oysa biz siyaseti bıraksak hakkımızdır.
Yapılmak istenen sivil siyaset alanı daraltılıyor. Olacağını da söyleyeyim kılını da dokunulmayacak. AKP içinde kürt milletvekillerinin ayağa kalkmasından dolayı hiçbir şey yapılmayacak.
Dokunulmazlık kalkmayacaksa 2 sebepten kalkmaz.
Türkan Şoray benzetmesi sanki devlet Türkan Şoray gibi kendini mükemmel sanıyor.
Biz millete 72 nazarız,kardeşlik kulağa hoş geliyor ama ,eşitlik,kardeş diye diye yapmam,çünkü arabesk filmi vardı müjde Ar filmi ah anam başına gelenler,kardeşliği unutalım mümkünse bizden uzak olsun ama eşit olalım.
Kürtçe seçmeli ders matah bir şeymiş gibi sunuluyor. Kürtler neden daha fazla seçmedi diye düşünüyor oysa kürt biliyor kürt niye seçsin ki Türklere zorunlu edecektiniz ki bizi anlasaydılar. Anadilde eğitim oysa bir dilin gelişmesini. Yok olup gitmemesini sağlayan tek şeydir.
 “bende türküm Allah başka bir keder vermesin espirinde bulundu”
Türkün hassasiyetini her şeyden önce önem veriyorlar. Ben kendimi bildim bileli bu türkün hassasiyeti artıyor eksiliyor.
Habur iptal edildi. Tek seslilik olunca hep onlar konulunca söylenen normal bir şeymiş gibi geliyor. Ne bu habur sürecinin durdurulmasının tek sebebi “Kürtlerin çok sevinmesi” olduğu açıklandı zafer havasına sokmuşlar diye durduruldu
Onlar silahlarını bırakıp gelmişti. Sadece üzerindekilerle gelmişti. Savaş zannedildiği kadar konforlu bir şey değildir. 50 bin ölüden bahsediyorsunuz. Bunun 7-8 bini hayatını kaybeden askerlerdir gerisi kürdün evladıdır kürt sevinmesin de ne yapsın.
Açlık grevleri süresince Adalet bakanlığının çok ılımlı bir yaklaşması oldu bunu söylemek haksızlık olur. Diyarbakır’da olağan üstü hali kaldırdıklarını söylediler. Kalkmışı buysa Allah indirmişinden korusun o dönemde Diyarbakır’da sokaklarında tanklar dolandı.
  



Son Güncelleme: 16.12.2012 12:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54