Vali Tuna: Farklılıkları Güzellik Ve Fırsat Bilen Bir Medeniyetin Sesiyiz

Şanlıurfa Valiliği tarafından düzenlenen, “Horasan Erenlerinin İzinde Dede Garkın Buluşmaları”nın üçüncüsü, Şanlıurfa’da yapılıyor.

Vali Tuna: Farklılıkları Güzellik Ve Fırsat Bilen Bir Medeniyetin Sesiyiz

Şanlıurfa Valiliği tarafından düzenlenen, “Horasan Erenlerinin İzinde Dede Garkın Buluşmaları”nın üçüncüsü, Şanlıurfa’da yapılıyor.

29 Nisan 2017 Cumartesi 14:25
1741 Okunma
Vali Tuna: Farklılıkları Güzellik Ve Fırsat Bilen Bir Medeniyetin Sesiyiz

İki gün sürecek etkinliğin ilk günü, 29 Nisan 2017 günü Hilton Otel’de düzenlenen açılış töreni ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmalarının ilkini tertip komitesi adına Av. Veli Kargın yaptı.

Konuşmasında, Dede Garkın hakkında kısaca bilgi veren Kargın, organizasyona destek veren Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna’ya ve tüm katılımcılara teşekkür etti.

Dedekargınlar adına konuşan Dede Kargın Ocağı Dedesi Hüseyin Dedekargınoğlu da, Dede Garkın’ın 13’üncü yüzyılda yaşamış, tarihsel olaylara damgasını vurmuş önemli Horasan Erenlerinden biri olduğunu hatırlatarak, otuz yılı aşkın süren araştırmalarından bahsetti. Dedekargınoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Hep şu soruyu sorarlar. Dede Garkın kimdir? Özellikle tarihçiler bu konuyu biliyorlar. Ama Alevi camia, hatta Anadolu’daki Türkmen kesim, oğuz olanlar hep tarihten bir Kargın duyarız ama dedesi yoktur, bu nedir? Dede Garkın’ı bir iki cümle ile ifade etmek gerekirse, 13. Yüzyılda yaşamış, tarihsel olaylara damgasını vurmuş önemli erenlerden birisidir. Şanlıurfa, eski adıyla El Ruha dediğimiz zaman, hep peygamberler şehri olarak akla gelir ki öyledir. Ama Dede Garkın araştırmalarıma başladıktan sonra gördüm ki, bu coğrafya daha çok Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa arasındaki bölge aynı zamanda erenler ve evliyalar şehir olduğunu görüyoruz. İşte Mardin, Diyarbakır ve Urfa üçgeninde kalan, tarihi belgelerde sahra-i Dede Garkın denen bölge çok önemli. Özellikle tarihçilerin ve araştırmacıların buraya yoğunlaşması gerektiğini düşünüyorum. Alevilik tarihi dediğimizde ilk akla gelen yazılı belge olarak Hacı Bektaş velayetnamesi akla gelir. Hacı Bektaş velayetnamesi 1480 ile 1500 yılları arasında tamamlanmış ama adından bahsedilip varlığını bir türlü göremediğimiz bir eser çıktı ki, bundan 50 yıl önce yayınlandı. Elvan Çelebi’nin kaleme aldığı ve 1358 yılında tamamladığı eser olan Menakıb-ı Kudsiye. Dolaysıyla Hacı Bektaş velayetnamesinden yaklaşık 140 yıl önce yazılmış Alevilik tarihi açısından da en önemli kaynaklardan biriside belki budur.

Yine aleviler olarak cemden bahsederiz. Peygamber efendimizin miraç dönüşü uğradığı Kırklar Meclisinden. Yine Menakıb-ı Kudsiyye’de diyor ki, Dede Garkın 400 Türkmen obasından gelen 400 halifesi ile bugün bahsettiğimiz Sahra-i Dede Garkın’da 400 cem yaptılar. İşte bu Menakıb-ı Kudsiyye’nin kitap olarak yayınlandığı an birçok tartışmalar bunun üzerinde devam etti. İşte benim de kaynak olarak çok yararlandığım Menakıb-ı Kudsiyye’nin okunması konusunda çok önemli bir konuğumuz da sizlere bilgi verecektir.  Bu açıdan, bu buluşma önemlidir. Alevilikte biliyorsunuz etnik vurgu yapılmaz. 72 milleti tek sayarız. Türk müsün, Kürt müsün, Arap mısın diye bir soru sorulmaz. Ancak şunu da bilmek gerekir ki Dede Garkın’a bağlı tüm ocaklar Türkmen’dir.  Hacı Bektaş ocağına balkı tüm kollar da Türkmen’dir. Her ne kadar üst kimlik olarak Dede Gargın’dan bahsetsek de Dede Garkın bir üst çatıdır. Dede Garkın’ın yanında ona bağlı erenler vardır.  Onların temsilcileri de bugün aramızdadır. Burada Dede Garkın derken bir bütünden bahsediyoruz. Bugünkü sempozyumda çok değerli konuşmacılar var. Tebliğlerinden çok geniş bir şekilde faydalanacağız. Yarın da Dedeköy’e gidip kurbanlarımızı kesecek, türbeyi ziyaret edecek, dualarımızı edeceğiz.

Özellikle bu etkinliğin yapılmasında destek sağlayan Sayın Valimiz Güngör Azim Tuna’nın hizmetleri hak dergâhında kabul ola. Himmet, Hak içindir. Allah tekrarını nasip eyleye. Oniki imam, ehlibeyt cümlenizin yar ve yardımcısı ola diyorum.”

Belediye Başkanvekili Nihat Kılıç: Bu Zenginliği Fırsata Dönüştürmezsek Tarihi Sorumluluğumuzu Yerine Getirmemiş Oluruz

Dede Garkın Buluşmaları açılış töreninde bir konuşma yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nihat Kılıç da, “Bu kadim kentte sizleri ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz” diyerek başladığı konuşmasında, “Şanlıurfa’nın İslam kültüründe kutsal mekânlar olarak nitelenen Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra gelen dördüncü mübarek şehirdir” dedi.

Birçok peygamber gibi, tasavvufun öncülerinin de Şanlıurfa’da yaşadığını hatırlatan Kılıç, “Bu şehrin manevi zenginliğini, kültürel dinamiğini buradan başka bir mekânda bulmak çok zordur. Bunu fırsata dönüştürmezsek, tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz. Bunu fırsata dönüştürmek, burada yaşamış her inanç ve kültürü canlandırmak, ihya etmek ile mümkün olacaktır. Çünkü burada yaşamış olan her inanç topluluğunun, en küçüğünden en büyüğüne çok önemli katkısı olmuştur” dedi.

Programa emeği geçen herkesi kutlayan Kılıç, Dedekargınları misafir etmekten mutluluk duyduklarını kaydetti.

Vali Tuna: Farklılıkları Güzellik Ve Fırsat Bilen Bir Medeniyetin Sesiyiz

Konuşmasına, “Vakitler hayrola, hayırlar fethola, şerler def ola, müminler saf ola, gönüller şâd ola, demine devranına hu diyelim” diyerek başlayan Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna da, tüm katılımcılara teşekkür etti.

Dede Garkın’ın, Şanlıurfa’nın bereketini ortaya koyduğu manevi değerlerden biri olduğunu hatırlatan Vali Tuna,  “Horasan erenlerinin izinde gerçekleştirdiğimiz bu gönüller buluşmasında hepinizi en kalbi hislerle selamlıyorum. Horasan’dan Anadolu’ya ve oradan Balkanlara doğru ardına kadar açılan bir gönül yolunun erenleri, Allah’ın velileri bu toprakları bize vatan kılmış, yolumuzu aydınlatmış ve yolumuzu dosdoğru kılmıştır” dedi.

Vali Tuna, şunları söyledi: “Ayrılıkların hüküm sürdüğü 13. Yüzyılda kılıç seslerinin arasından birliğe çağıran sesi ile yaşadığı çağdan günümüze uzanan bir sevgi bağı ile Dede Garkın, Şanlıurfa’nın bereketini ortaya koyduğu manevi değerlerinden biridir.

Gönüller Sultanı olan Dede Garkın’a bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Savaşların, terörün ihanetlerin, acımasızca devam ettiği günümüzde onun manevi mirası, insanlığın geleceğine dair umudumuzu yeşertmekte, yüreğimize su serpmektedir.”

“Şanlıurfa Valiliği olarak, Dede Garkın’a vefa, minnet ve evlatlık borcumuzu bir nebze de olsa ödeyebilmek gayesiyle onun ayak basarak onurlandırdığı Şanlıurfa’mızda onu anlamak ve anlatmak için yapılacak her türlü fikir, proje ve etkinliğe gönül kapımız ardına kadar açıktır” diyen Vali Tuna, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalplerde imanı pekiştirmeyi gaye edinmiş Horasan erenleri, ‘can önce kendi nefsini kurban ederek yola girecek’ demiş ve çerağı yakmıştır. Biz de bu anlamlı günde bir olarak, iri olarak ve diri olarak Horasan erenlerinin ve Dede Garkın’ın vasiyetine sadık işler üretmeye hep birlikte devam edeceğiz. Çünkü biz biriz sevgili kardeşlerim. Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, Allah’ın aslanı derler Ali’miz bir, Hazreti Peygamberimizin gözlerinden öperek sevdiği Hüseyin’imiz bir. Yolumuz aşk yoludur, yolumuz bir. Yönümüz gönül kâbesidir, yönümüz bir. Kalbimiz Allah’a, kapımız yetmiş iki millete açıktır, kalbimiz bir. Gönül kapımız her türlü sevgisizliğe, kötülüğe ve ötekileştirmeye kapalıdır, gönlümüz bir. Özümüz bir, la feta illa Ali, la Seyfe illa Zülfikar diyen sözümüz bir. İstanbul’u fetheden yeniçerinin göğü inletmiş gülbangımız bir.

Biz, kişinin sevdikleri ile beraber olacağı bir güne uzanan gönül yolunda, Hz. Peygamber’e dair her şeye ve özellikle ailesine, derin bir hürmetle gönülden bağlanmış kimseleriz. Bizler, aynı gönül ummanına dökülen ırmaklar gibiyiz. Bizler, farklılıkları tehdit değil, birleştirmek için bir güzellik ve fırsat bilen bir medeniyetin sesiyiz.

Bugün, Dede Garkın’ın ektiği sevgi tohumlarının yeşerdiğini daha iyi idrak ettiğimiz bir gündür. Kültürümüzün temelini oluşturan yüksek ahlakın, manevi mirasımızın kök salması için ömrünü adamış ve geride çok değerli bir gönül mirası bırakmış olan Dede Garkın’ı rahmetle, hayırla yâd ediyor, siz değerli kardeşlerimi sevgiyle, muhabbetle kucaklıyorum. Horasan erenlerinin izinde Dede Garkın buluşmasının, kardeşliğimizi, birliğimizi pekiştirmesini temenni ediyor, bizimle gönül birliği ederek çalışmamıza değerli katkılar sunan saygıdeğer akademisyenlerimize şükranlarımı sunuyorum.”

Konuşmalardan sonra Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Afganistan Türkmenlerinden Muhammed Karkıni’ye günün anlam ve önemine binaen bir hediye takdim etti.

 Prof. Dr. Mertol Tulum’un verdiği “Elvan Çelebi Menakıbu’l Kudsiyye” adlı konferansının ardından, sempozyum oturumları başladı.

Sempozyuma Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna’nın yanı sıra, Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Kemal Timuroğlu, Garkınlar boyundan Hüseyin Dedegarkınoğlu, akademisyenler, din alimleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Son Güncelleme: 29.04.2017 15:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57