Muhterem Kardeşlerim…
Bazı kaynaklara göre Dünyanın ilk 4 yerleşim yeri, bazılarına göre de ilk 8 yerleşim yerinden olan, dolayısıyla da Peygamberler ve Evliyaların yaşadığı tarihi Harran, dolayısıyla da Şanlıurfa’mız uzun yıllar hizmet açısından mahrum bırakılmıştı. Nedeni ise; herkes nasıl düşünür bilemem ama bana göre hem merkezi hükümetin ilgisizliği hemde yerel yöneticilerin tembel, bilgisiz ve ilgisizliğidir. Zira her gelen hükümet mi Şanlıurfa’ya yatırımları engelledi ki?
İşte geri bırakılmışlığımızın baş nedeni merkezi hükümetlerden ziyade bazen Valilerimiz, bazen de Belediye başkanlarımız olmuştur. O dönemlerin Milletvekillerini de bir şeyler söylemek istemiyorum. Zira ya hep sessiz kaldılar, yada merkezi hükümete söz geçiremediler. Veya Vekiller dahil yöneticilerin bildikleri bir şey yoktu. Tabi sadece kendilerini düşünenleri de göz ardı etmemek lazım.
Efendim..
Herşey geçmişte kaldı, artık düşünmeye gerek yok, ancak ders çıkarmakta fayda vardır. Zira Şeyh Abdülkadir-i Geylani hazretleri; “Geçmişi düşünmek ahmaklıktır” demiştir. Biz artık önümüze bakalım.
AK Parti iktidarı döneminde özellikle Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın adından ve kendisinin de inançlı olmasından olsa gerek ki, ilimize özel ilgi gösteriyorlar. Gerek ilk dönemlerinde aday gösterip Belediye Başkanı yaptıkları zatı muhteremin önemli projelere imza atamaması ve ilk aylarında gönderdikleri, kendisine Danışmanlık yapacak bilgili, çalışkan Kayserili kardeşimizi istemeyip geri çevirmesi, gerekse hayatımızda göremediğimiz kadar gönderilen çok parayı yerinde ve planlı olarak harcayamaması, en önemlisi kendisinin seçilmesine vesile olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanının Urfa’mıza ve bizlere gösterdiği özel ilgiye ayak uyduramaması Şanlıurfa’mızın geçmiş yıllardaki gibi geri kalmasına sebep olmuştur.
Gelelim başlığımızda ne demek istediğimize; Kimmiş bu 4 örnek insan?
Efendim…
AK Partinin 2. İktidar döneminde ilkönce Valimiz değiştirilerek halkla iç içe olan, gece gündüz demeyen, herkese kapısını açan, en ücra köşelere kadar bile gitmekten kaçınmayan, vatandaşın dertlerini dinleyen ve çare olmaya gayret eden, Milletvekillerimizin toplum yararına ve yerinde taleplerine sıcak bakan ve destek olan, yatırımların takipçisi olan güler yüzlü, tatlı dilli, candan insan Celalettin Güvenç’i atadılar. (İnşaallah iyiye de iyi, kötüye de iyi görünse de işini bildiğinde yanılmıyoruzdur. İşi zor Allah yardımcısı olsun.)
Daha sonra yine Başbakanımızın talimatıyla önce icracı, gözü pek, inancından dolayı Allah’tan korkan ve herkesi severek kucaklayan, Şanlıurfalı olmamasına rağmen adaylığının açıklanmasının hemen ardından Şanlıurfa’yı adeta karış karış gezerek vatandaşların sorunlarını, taleplerini dinleyen ve her şeyi yerinde görerek not alan, vatandaşların yerinde ve hukuki isteklerini anında gerçekleştirebilen, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürlerini bir araya toplayıp, “Mademki ben 4 yıl Şanlıurfa’nın Milletvekiliyim, Bakanıyım, öyleyse hiç kimse boş durmayacak. Seçim yatırımı sanmayın. Çalışmayacak olan, bana ayak uyduramayacak olan hemen istifa etsin” diyen, verdiği sözleri mutlaka tutan, her ay çeşitli sebeplerle Şanlıurfa’ya gelerek vatandaşlarla iç içe olan, seçim döneminde Başbakanın uyarısına rağmen önemli yatırım vaadlerinde bulunarak “4 yılda 400 proje” adı altında kitapçık hazırlatıp takipçisi olmaları için vatandaşlara da dağıtan, doğru bildiği yoldan dönmeyen, millet menfaatine olan doğru öneri ve projelere de açık olan, seçimden buyana yaklaşık 1 yıl içinde büyük-küçük birçok hizmeti gerçekleştiren ve bazı engellemelere rağmen projeyi başlatan, en önemlisi daireler arasındaki hantal ve vatandaşı canından bezdiren oldukça gecikmeli yazışmaları hızlandıran, gerektiği yerde Şanlıurfa ve Şanlıurfalı için haklı isteklerde Bakanlık yetkisini kullanan Faruk Çelik Şanlıurfa’mızı sahiplendi.
Yine; AK Partinin 2. döneminde (gidenden de Allah razı olsun. Kimse zarar görmedi denilebilir) Şanlıurfa’mıza atanan inançlı, disiplinli, ağırbaşlı, saygılı, devletini ve milletini seven, ileni görüşlü, çalışkan, vatandaşların huzurunu, mal ve can güvenliğini sağlayan, haksızlığa boyun eğmeyen ve eğdirmeyen, emrindekileri de çalıştırmasını bilen Emniyet Müdürümüz Mehmet Likoğlu hepimizin gönlünde taht kurdu. (Müdürümüzün de işi çok zor, Allah onun da yardımcısı olsun.)
4. kişiye gelince;
Bu muhterem kardeşimiz Başbakanımızın da sıcak baktığı, dolayısıyla 2. dönemde de aday gösterdiği ve 2 dönemdir AK Parti Şanlıurfa Milletvekili seçilen, “Ağrımaz başımı ağrıtmaya geldim” diyecek kadar memleketini, hemşehrilerini, ülkesini ve milletini seven, ilk döneminde yapabildiği kadarıyla memleketi ve insanları için gayret gösteren, 2. Döneminde de Başbakanın ilimize olan ilgisi ve Bakanımızın icraatçı olmasının avantajı ile hem Şanlıurfa geneline, hem insanımıza ulaşabildiğince, hemde üstlendiği ilçenin merkezi, beldeleri ve köylerini karış karış gezip, zaman zaman da Muhtarlarını toplayıp sorunlarını dinleyerek not alan ve çözümü yolunda gayret gösterip gerçekleştiren, hizmetlerin gitmesini sağlayan ve takipçisi olan, sadece ülkemizde değil, dünyada bile Şanlıurfa’mızı ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden, köylerin bile adeta birer karnesini çıkarıp nelerinin olup olmadığını, nelere ihtiyaçları olduğunu, hangi sorunlarının var olduğunu, hangi yatırımlara ihtiyaçları olduğunu, yatırımların, sorunların ve ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda Valisinden Kaymakamına, İl Genel sekreterinden ilgili Daire amirlerine, muhtarlarına ve vatandaşlarına kadar hemen herkesi harekete geçirebilen, kendisi de hiç durmayan, TBMM, Parti ve Yurtdışı görevlerinden arta kalan zamanlarını memleketine gelerek vatandaşlarla iç içe olup, şehrimiz ve insanımız için neler yapabilirizi araştıran, hizmetlerin gerçekleştirilmesi yolunda gereğinden fazla gayret gösteren, en önemlisi Allah rızasını gözetip il genelindeki fakir, dul, yetim, ihtiyaç sahibi insanlarımızın, ailelerimizin başta gıda ihtiyacı olmak üzere bazı çocuklarının eğitiminde, ev eşyalarının temininde, giyecek ihtiyaçlarında yardımcı olan, yaptığı iyiliklerin ve yardımların aleni olarak herkesin bilmesinden, hatta örnek almalarından ziyade “Allah bilsin yeter” diyecek kadar mütevazi olan, gerek hayır işleri ve gerekse köylere bile hizmet gelmesi konusunda diğer Vekillere bile örnek gösterilen, “Hocaların Hocası” olarak anılan değerli bir emekli Öğretmenin oğlu ve 2 dönemdir AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı ve Şanlıurfa Milletvekili olan, Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi Türk Gurubu Başkanı görevinin başarıyla sürdüren, ilk zamanlarında kimsenin tanımadığı ileri sürülen ancak şimdilerde hemen herkesin tanıdığı ve dertlerini, taleplerini iletmeyi istediği kişilerin başında yer alan Abdülkadir Emin Önen.
Allah bu insanlarımızdan razı olsun. Vücutlarına sağlık, sıhhat ve afiyet versin. Onlara da, bizlere de hayırlı uzun ömürler versin.
Allahu Teâlâ dürüst örnek insanlarımızın sayısını arttırsın, bizleri de salih bir kul, Habibine layık ümmet eylesin. (Amin)
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet şeyhoğlu 7 yıl önce

Urfa da tırşık yemeği var onu biliyorsun. Anladın evet aynen tırşık

banner57

banner54