Vatan Gazetesi yazarı Bilal Çetin, Erdoğanın dünkü sert sözlerinin arkasında BDPyi kapatma davasına zemin olabilecek istihbarat raporları olduğunu iddia etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın dünkü konuşmasında BDPyi sert bir dille eleştirmesi, sıradan bir siyasi polemikten öte derin mesajlar mı içeriyor? Bu soruya Vatan gazetesi yazarı Bilal Çetin, çarpıcı ayrıntılarla...

Vatan Gazetesi yazarı Bilal Çetin, Erdoğanın dünkü sert sözlerinin arkasında BDPyi kapatma davasına zemin olabilecek istihbarat raporları olduğunu iddia etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın dünkü konuşmasında BDPyi sert bir dille eleştirmesi, sıradan bir siyasi polemikten öte derin mesajlar mı içeriyor? Bu soruya Vatan gazetesi yazarı Bilal Çetin, çarpıcı ayrıntılarla...

04 Ocak 2012 Çarşamba 12:28
1046 Okunma
Vatan Gazetesi yazarı Bilal Çetin, Erdoğanın dünkü sert sözlerinin arkasında BDPyi kapatma davasına zemin olabilecek istihbarat raporları olduğunu iddia etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın dünkü konuşmasında BDPyi sert bir dille eleştirmesi, sıradan bir siyasi polemikten öte derin mesajlar mı içeriyor?

Bu soruya Vatan gazetesi yazarı Bilal Çetin, çarpıcı ayrıntılarla cevap verdi.

Çetin, bugünkü yazısında Başbakan Erdoğanın Cenazeleri bile Kürt - Türk diye ayıranlar, iblisin yolunda, şeytanın izinde yürüyenlerdir. Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece siz tuvalete bile gidemezsiniz... şeklindeki sözlerinden yola çıkarak, önümüzdeki günlere ışık tutacak önemli bilgiler verdi.

DERİN MESAJ

İşte bir hayli gergin o konuşmanın şifreleri ve Erdoğanın derin mesajı:

PKK terör örgütünün lider kadrosu ile BDPliler arasında doğrudan veya dolaylı bazı iletişim bilgileri bir süre önce devletin zirvesinde masaya serilmiş...

Hatta BDP Eş Genel Başkanlarının bazı açıklamaları ve demeçleri, grup konuşmaları bire bir Kandilden dikte ettiriliyormuş...

Devletin üst kademesine bazı istihbarat notları geliyormuş. O notlarda terör örgütünün bazı hedef ve planlarının ertesi gün yapılan BDP grup toplantısında eş genel başkanın konuşmasıyla bire bir örtüştüğüne ilişkin bir değil, birden fazla örnek varmış... Başbakan Erdoğanın silahlı efendi - ip benzetmesi de muhtemelen bu istihbarat raporlarındaki verilere dayanıyor.

Belli ki yasalar ve anayasa çerçevesinde faaliyet gösteren bir siyasi partinin, BDPnin yasa dışı bölücü terör örgütü ile ilişkileri konusunda devletin üst katlarında kuvvetli bir dosya var...

İşte bu durum, BDPnin tutumu konusunda derin bir hayal kırıklığı yaratmış... Oysa kan ve gözyaşının durması için, en azından bu dönemde BDPden daha yapıcı bir misyon üstlenmesi bekleniyormuş...

Başbakan dünkü ağır sözlerle BDPye çizgiyi daha fazla aşmayın, zorlamayın mesajı veriyor.

BDPNİN TUTUMUNU HAZMEDEMİYOR

Başbakan BDPye hangi mesajı verdi..? Uludere faciası ülkenin ve siyasetin gündemini darmadağın etmiş durumda. Şimdi siyaset bu facianın, bu ağır insanlık dramının faturasının kime kesilmesi gerektiğini tartışıyor. Bir yandan ölen masum insanların arkasından gözyaşı döker gibi yapılıyor ama bunu siyasi ranta dönüştürme gayretleri de dikkatten kaçmıyor.

BDP bu faciayı fırsat bilip, tabanını genişletmek gayretlerini sonuna kadar kullanıyor. CHP ve MHP hükümet politikalarını ağır ifadelerle eleştirmekteki haklılığının kanıtı olarak görüyor, gösteriyor.

AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan da bu olay üzerinden bir yandan BDPyi bölücülükle suçlarken diğer yandan da Mustafa Muğlalı üzerinden 70 yıl önceki tek parti yönetimini, İnönü CHPsini yerden yere vuruyor.

Ve bütün bu siyasi polemik, affedilmez bir hata (istihbarat veya sevk ve idare hatası) sonucu bombalanıp öldürülen 35 masum insanın cenazeleri ardından yapılıyor.

Başbakan Erdoğan belli ki BDPye çok kızıyor. BDPnin teröre, terör örgütüne karşı sergilediği tutumu hazmedemiyor.

OFF THE RECORD SOHBET

Olabilir....

Ancak Başbakan Tayyip Erdoğanın BDPyle ilgili olarak özellikle dünkü ağır ifadeleri normal bir siyasi polemiğin, tartışmanın çok ötesine taşan anlamlar taşıyor.

Başbakan Erdoğan BDPyi eleştirirken adeta konuştukça sinir katsayısı yükseliyor. Uludere faciasının ardından BDPlilerin yaptıkları eylem ve açıklamalarını eleştirirken, Her türlü milli, manevi, insani değeri ayaklar altına aldıklarını iddia ediyor ve ekliyor: Cenazeleri bile Kürt - Türk diye ayıranlar, iblisin yolunda, şeytanın izinde yürüyenlerdir... Gerçekten de bu sözler normal siyasi tartışma, eleştiri boyutlarının çok ötesinde.

Ancak bu kadarla da kalmıyor Başbakan Erdoğan: Silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece siz tuvalete bile gidemezsiniz... Başbakanın BDPye yönelik bütün eleştiri ve ithamları çok ağır ama özellikle bu son cümlenin altını çizmek gerekiyor.

Başbakan bu cümleyi sözün gelişi veya öfkesini kontrol edemediği için söylemiş değil.

Bu son cümle çok derin anlamlar taşıyor.

Dün Başbakan Erdoğanın grup toplantısındaki bu sözleri duyduğumda aklıma başka bir konuşma geliyor.

Demeç olarak yazılmaması kaydıyla sohbet etmiştik. Başka gazeteci arkadaşlarım da vardı. Devletin zirvesinde olan bazı bilgiler anlatılmıştı o gün bizlere.

Anlatılanların bazıları Başbakan Erdoğanın dünkü bu son cümlesiyle bire bir örtüşüyor.

Özeti şu: PKK terör örgütünün lider kadrosu ile BDPliler arasında doğrudan veya dolaylı bazı iletişim bilgileri bir süre önce devletin zirvesinde masaya serilmiş...

Hatta BDP Eş Genel Başkanlarının bazı açıklamaları ve demeçleri, grup konuşmaları bire bir Kandilden dikte ettiriliyormuş...

Devletin üst kademesine bazı istihbarat notları geliyormuş. O notlarda terör örgütünün bazı hedef ve planlarının ertesi gün yapılan BDP grup toplantısında eş genel başkanın konuşmasıyla bire bir örtüştüğüne ilişkin bir değil, birden fazla örnek varmış...

Başbakan Erdoğanın silahlı efendi - ip benzetmesi de muhtemelen bu istihbarat raporlarındaki verilere dayanıyor.

Belli ki yasalar ve anayasa çerçevesinde faaliyet gösteren bir siyasi partinin, BDPnin yasa dışı bölücü terör örgütü ile ilişkileri konusunda devletin üst katlarında kuvvetli bir dosya var...

İşte bu durum, BDPnin tutumu konusunda derin bir hayal kırıklığı yaratmış...

Oysa kan ve gözyaşının durması için, en azından bu dönemde BDPden daha yapıcı bir misyon üstlenmesi bekleniyormuş...

BDPYE NET MESAJ

Başbakan dünkü ağır sözlerle BDPye çizgiyi daha fazla aşmayın, zorlamayın mesajı veriyor.

Fakat BDPnin bugün durduğu noktada o mesajı ne ölçüde sağlıklı değerlendirebileceği meçhul. Özellikle Selahattin Demirtaşın şu sözleri dikkate alındığında: ...eğer bu mesele (Uludere faciası) kapatılırsa uluslararası mekanizmalara başvuracağız... Yani, belki de Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası örgütlere şikayet edilecek...

Bu gelişmeler hayra işaret değil.

Bu yolun ülkeyi barış ve istikrara götürmeyeceği belli de inşallah geçmişte defalarca seyrettiğimiz gerilim filmleri yeniden vizyona sokulmaz.

Son Güncelleme: 04.01.2012 12:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54