Birkaç yıl önce işyerindeki odamda otururken dışarıdan sesler duydum. Pencereden baktığımda içimi param parça eden bir görüntüyle karşılaştım. 
Toplumun en küçük ve temel birimi olarak kabul edilen çekirdeği ailedir.Aile,anne, baba ve çocuklardan oluşmaktadır. Aile, anne-babanın mutluğunu sağlayıp devam ettirmenin yanında, çocukların eğitilmesi ve topluma faydalı bireyler olarak yetiştirilmesinde çok önemli bir yere sahiptir.
Bediüzzaman Hazretlerine göre aile İnsanın hususan müslümanın tahassüngâhı(sığınağı) ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır.(24.Lema, 2.Nükte)
Yani aile hem kadın ve erkeği hem de çocukları kötülüklerden ve sıkıntılardan koruyan en önemli sığınak özelliği taşır.
Peki günümüzde aile kurumu bu fikriyat üzerine mi kuruluyor ?
Bana göre hayır.
Birkaç yıl önce işyerindeki odamda otururken dışarıdan sesler duydum.
Pencereden baktığımda içimi param parça eden bir görüntüyle karşılaştım.
Bu görüntünün kahramanı 2-3 yaşlarında bir çocuk.
Bu çocuk gördüğüm kadarı ile anne babası boşanmış ya da boşanmak üzere olan bir ailenin arasında kalmış talihsiz bir çocuk.Çocuğu bir annesi babasından zorla alıyor,Bir baba annesinden kolunu koparırcasına zorla çekiyor.Kendi aralarında çocuğu çekiştirip duruyorlar.
İşlek bir caddenin ortasında,
milletin şaşkın bakışları arasında bir çocuk feleğin sillesini ömrü boyunca hiç unutmayacak şekilde yemiş oluyor.Bu çocuğun zihin dünyasında kim bilir belki hayatı boyunca onarılmayacak derin yaralar açılıyor.
Dünyada hayatı boyunca en büyük manevi dayanağı ve desteği olan anne ve babası birleşmeyecek şekilde ayrılıyor. Yani yüreği kan ağlayacak bir şekilde iki parçaya ayrılıyor.Kısacası yetim kalıyor.
Çocuk ileri yaşlarda bu boşluğu bazen ona değer veren yanlış arkadaşlarla doldurmaya çalışıyor.Bu durum hem kız çocuğu için geçerli hem erkek çocuk için hayatta onarılmayacak yaralar açıyor.
Öğretmenlik ve İdarecilikle birlikte yaklaşık 15 yıl Eğitim camiasında görev yaptım.
Binlerce öğrencim oldu.Bu yıllar bana çok büyük tecrübeler kazandırdı.
Özellikle idarecilikte karşılaştığım bir çok sorunlu öğrencim oldu. Sorunlu öğrencilerime ilk zamanlar kızıyordum.Fakat zamanla bu çocukları sorunlu hale getiren sebepleri öğrendikçe onlara kızmıyorum.Tam tersi çoğu zaman onlara kızdığım için kendimden utanıyordum.
Resmi Öğretmen kimliğinden sıyrılıp
Hasbi öğretmen kimliğine geçtiğinizde artık bu çocukları kendi çocuklarınız gibi görmeye başlıyorsunuz.
Çünkü okul için sorun gördüğünüz bu çocukların çoğunun ailesinin sorunlu olduğunu görüyorsunuz.
Bu çocukların kimisinin annesi ,babası boşanmış,baba ve anne evlenmiş, dedesi veya nenesi bakıyor. Kimisinin annesi veya babası ölmüş.Kimisinin üvey annesi ile sorunu var.Kısacası hepsinin sorunlu olmak için kendince haklı bir nedeni var.
Bir de siz eğer bu halette olan gençlerin üzerine giderseniz.Ateşin üzerine benzin döker gibi onların gönül dünyalarını daha da yıkmış oluyorsunuz.Biz eğitimcilerin görevi bu çocuklara şefkatle yaklaşmak ve onlara manevi yönden destek olmaktır.Eğer biz destek vermezsek art niyetli insanlar onlara destek vererek onları hiç istemediğimiz şekilde topluma zarar veren birer hırsız,kapkaççı ,vb… bireyler olarak karşımıza çıkarır.
İşte bundan dolayıdır.Boşanan bir aile duyduğumda için yanar.Aklıma hep bu masum çocukların manevi yönden yetim kalışları gelir üzülürüm.
Allah kimseyi ailesinden ve çocuklarından ayırmasın…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 2 hafta önce

Urfamızın merkez ve ilçelerinde savaş mağduru yetimlere kadınlara yardımcı olanlara el uzatanlara teşekkürler