Kanserden Koruyucu Hekimliği

"Fıtık ameliyatlarının sadece yüzde 1-2’sine olumlu bakıyorum"

Kanserden Koruyucu Hekimliği

"Fıtık ameliyatlarının sadece yüzde 1-2’sine olumlu bakıyorum"

28 Aralık 2012 Cuma 11:43
12286 Okunma
Kanserden Koruyucu Hekimliği
Dünya ve  Türkiye’de son yıllarda artan kanser hastalıkları ve boy boyun fıtığı konusunda koruculuk hekimliği veren Hekimzade Yönetim kurulu başkanı Dr. Muammer Yıldız yağtığı kanserle ilgil çarpıcı açıklamalar “Hekimzade firması  olarak kanser hastalıklarında yaptığımız en son  çalışmalar Dünya çapında kabul gördü ve kanserde hücre bölünmesi, genetik yatkınlık, çevresel faktörlerin hücre bölünmesindeki etkileri üzerinde yıllardır yaptığımız çalışmalar, çok iyi ciddi sonuçlar aldık.
 
İngiltere’de büyük bir labratuor ile çalışıyoruz çevresel faktörlerin ve genetik yatkınlığın kanser üzerindeki etkileri üzerinde yapılan araştırmaların çok iyi sonuçlara ulaştık ve hücre bölünmesinin durdurulabileceğini bazı korsonumi antinejeni tedavisinde kansere tetikleyen bazı antijenlerinin  çok muazzam sonuçlara ulaştık, bugün halkımız içim söyleyebileceğimiz en güzel şey kanser hastalıklarından korunma ve kanser hastalıklarında beslenme listesini bitirmiş durumdayız, genetiğinde Ailesinde kanser hastası olan bir insanın nelere dikkat ederek kanserden korunabilir nasıl beslenmesi gerekir kanser olan insanın nasıl beslenmesi gerekir çok detaylı çalışmalar yürütmüş bulunmaktayız ve Türkiye’de bütün kanserli hastalara kanserden korunma, kanserde tedavi ve kanserde beslenme usul ve adabını belirleyen yaklaşık 4 yıldır süren bir çalışmamız oldu, bunu halkımıza sunuyoruz biz Türkiye ve yurt dışından ulaşan hastalara bu hizmeti veriyoruz. Hiçbir Ücret almadan insanlara korunma yollarını, beslenme usulünü ve adabını sunuyoruz Şanlıurfa’da Hekimdede şubesini açtık koruyucu hekimlik dalında hizmet vermeye başladık.
İlaçlarımız yapılan bilimsel çalışmalarda çoğu içersinde bulunan bitkiye dair etki mekanizması    ve fayda tespit edilmiştir. Bunun içerisinde kullanılan bitkilerin meselle hernikson bizim bel ve boyun fıtığında kullandığımız destek bir üründür bu ürünün özelliği kemiklerdeki yoğunluğu artırıyor ve diskin dansedesini artırıyor diskin dansidesini artırdığına dair Dünya’da yapılan bilimsel çalışmalar olan bitkiden hazırlanmış üründür. Biz 200 hastalık üzerine yaptığımız çalışma sonucunda 200 ayrı ürün ürettik bu ürünlerin bir kısmı tamamen tedavi amaçlıdır, bir kısmı destek amaçlıdır, bir kısmı koruculuk hekim anlamında hastalıkların önüne geçmek ve hastalıklar oluşmadan patalojik oluşturmadan oluşumunu engellemek içindir. Biz özellikle kanser, şeker ve bel boyun fıtıklarında koruculuk hekimliği veriyoruz. Türkiye’de 24 şubemiz ve Dünyada 7 ülkede hizmet veriyoruz dedi.
 
Almanya ve İtalya’da görev yapan Erkan Mirzaoğlu, uyguladığı manuel terapi ile ilgili Hekimzade’ye konuştu.
 
"Fıtık ameliyatlarının sadece yüzde 1-2’sine olumlu bakıyorum"
 
Kronikleşmiş omurga problemlerini birkaç dakikada tedavi eden Mirzaoğlu, 29 yıldır hastaları iyileştirmenin yanı sıra doktor ve uzmanlara eğitim veriyor. Her ay Türkiye’ye gelerek çalışmalarına devam eden Mirzaoğlu, tıbbı tamamlayıcı bu uygulaması hakkında sorularımızı yanıtladı.
 
Bize manuel terapiyi kısaca anlatabilir misiniz?
 
Manuel terapi ilaç, alet kullanmadan elle yapılan tedavi anlamına geliyor. Yalnız bunun içerisinde en önemlisi, manipülasyon tekniği dediğimiz ‘Kayropraktik’tir (Chiropractic). Kayro Eski  Yunanca’da el manasına geliyor. 1800’lü yılların ikinci yarısında, Kanadalı Dr. Daniel David Palmer’ın bu tekniği geliştirmesiyle günümüzdeki şeklini alıyor. Aslında Palmer 2x2’nin 4 ettiğini tekrar bulmuş oluyor. Oysa bu bizim ‘sınıkçılar’ dediğimiz şey. Yani Osmanlı zamanında yüz bin kişi savaşlarda at üstündeydi;  bu nedenle attan düşenler, beli ağrıyanlar oluyordu. Bunu yapanlar işte sınıkçılar, yani kırıkçı-çıkıkçılar. Bunlar bu işlerin üstadıdır; çoğu seyyiddir yahut ocaktır; eğitimsizdir ancak babadan, dededen el almıştır. Tıbb-i Nebevi’ye dayanıyor. Hipokrat’ın da kemikleri yerine oturtturma olarak bahsettiği teknik bu tekniktir, asıl manuel terapi budur. Kısacası elle yapılan, alet edavatsız, ilaçsız yapılan her müdahaleye masaja bile manuel terapi deniyor ancak asıl manuel terapi ‘Kayropraktik’tir.
 
Postizometrik relaksasyon, mobilizasyon gibi teknikler ayrı tedaviler mi yoksa manuel terapinin çeşitli alt teknikleri midir?
Birçok farklı çeşitte teknik mevcuttur. Bunlar ellerin tutuşu, basmalar, çekiş yöntemlerine göre farklı isimlerle adlandırılırlar. Benim kullandığım Almanlardan sonra İspanyolların daha sonra da Amerikalıların kullandığı teknik olan Dorn Metodu. Hamburg’da geliştirilen bu metotta ayaklardan bir tanesinin yerinden çıkmış olduğu ve bunun kişiyi nasıl olumsuz etkilediği keşfediliyor. Biz bunu Kayropraktik’ten bilirdik ancak bu kadar önemli olduğunu bilmiyorduk. Dorn Terapiden diplomamı aldıktan sonra başarımı ikiye katladım. Bir de Kineziyolojiyi bilmek lazım. Bu üçü olduğunda hasta tam anlamıyla fayda görür.
 
“Vücut aslında her şeyi biliyor”
Kişi manuel terapiye ne zaman ihtiyaç duyar? Ne zaman bu konuda yardım almalıdır?
Vücut aslında her şeyi biliyor. Örneğin bacaklardan biri uzun olduğunda vücut kendi yöntemiyle bunu düzeltmeye çalışıyor ancak bu düzeltme esnasında omurlarda sıkışma meydana geliyor. İşte bu tür durumlarda biz devreye giriyoruz.
 
Vücut zihni nedeniyle oluşturduğu yanlışı ve bunun sonucu ortaya çıkan rahatsızlığı yine kendi yöntemiyle çözmeye çalışıyor yani…
Evet, aynen. Bilinçsiz davranış nedeni oluşmuş omurlardaki sıkışmalar vs. için biz devreye giriyoruz.
 
Bel, boyun fıtığı gibi rahatsızlık durumlarında cerrahi müdahaleleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vakaların ancak yüzde 1-2’si için olumlu bakıyorum. O da hasta kendisini hiç bırakamıyorsa… Bunu sadece ben değil bütün Avrupa, Amerika diyor. Cerrahi müdahale, kişi kendisini bırakabiliyorsa, lüzumsuzdur. Bu rahatsızlıkları tekrar elle yerine oturtabiliyoruz. Ancak kırık, çıkık gibi durumlarda röntgene gönderebiliriz hastayı. Ya da yaşanan sıkıntının kaynağı dış kaynaklı, dışarıdan müdahale ile oluşmuşsa. Nedir dışarıdan müdahale? Örneğin ameliyatlar, kazalar, fiziksel saldırı, darbe vb. Dışarıdan müdahale olmadan oluşan ağrılar cerrahi müdahale gerekmeden, elle, Kayropraktik ile tedavi edilebilir.
 
Erkan Mirzaoğlu, vücudun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, omurgada ortaya çıkan bir problemin tüm organları etkilediğine vurgu yapıyor. Mirzaoğlu, herkese açık olan Facebook sayfasından yayınladığı ‘her bir omurun bağlantılı olduğu organlar’ görselini açıklayarak anlatıyor:
Her bir omurdan çıkan sinir, uzantısı olan o organı koruyor, o organa enerji sağlıyor. Yaşanan rahatsızlıklarda enerji akışı kesiliyor. İşte bizim yaptığımız omurga sıkışıklığını açarak tekrar enerji akışını sağlamak.
 
 
“Halkla halk lisanını konuşmak lazım”
Mirzaoğlu, hasta ile kurulacak olan güven ilişkisinin önemine de vurgu yaparak devam ediyor:
Hastalarla mümkün olduğunca anlaşılır bir ortak lisan oluşturuyorum. Halkla halk lisanını konuşmak lazım. Çok fazla Latince kelime kullanmamaya ve hastaları en iyi şekilde anlamaya çalışıyorum. Hastanın hekime güvenmesi çok önemli. Çünkü kendisini rahat bırakması gerekiyor.
 
Avrupa’da eğitim almış ve orada yaşayan biri olarak, Türkiye’de manuel terapi farkındalığı, bilinci ve halkın bu tedaviyi talep edişi ile Avrupa’yı kıyaslar mısınız?
Türkiye’de manuel terapi çok gelişmiş değil. Ve bu alan haddinden fazla suistimal ediliyor. Bu işin eğitimi çok önemli. Avrupa’da diplomasız yer açamazsınız. Kişi bilinçlenip kendilerini güvenilir ellere teslim etmeli. Avrupa’da hastalar rahatsızlıklarını Google, Yahoo vs’de araştırır, bilimsel çalışmaları inceler. Kendi durumuyla kıyaslar ve doktora giderek bende şu var, bu var diyerek hissim şu, sen ne diyorsun der. Tüm doneleri verir yani. Hemen röntgen çekelim diyen doktora da şüpheyle bakar.
 
“Ağır kaldırmaktan bir şey olmaz. Öyle olsa halterciler hastanelikti”
Herhangi bir sıkıntısı olmayan kişilere önlem açısından neler öneriyorsunuz? Egzersiz, duruş, bilinçli hareket anlamında?
Havlu hareketi çok önemli. Ağır kaldırmaktan, soğuktan bir şey olmaz. Denge bozuktur, ayak uzundur da bir şeyi kaldırırken beli incinir. Yani bilinçsiz hareket. Öyle olsaydı haltercilerin hepsinin hastanelik olması gerekirdi. Fazla kilo meselesine gelince… Fazla kilo zaten her şeye zarar. En önemlisi bilinçlenmek. Hasta doktora gidip de benim neyim var diyorsa, cahildir o insan. İlk hekim kendimiziz. Ben hep vücudunuza sorun derim.(Mustafa BAYAR)
 
Son Güncelleme: 29.12.2012 16:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54