Suriye’de yaşananlar ortada.
    Olan yine benim garibanıma olmakta. Nasıl mı? Hemen arz edeyim.
    Suriye’de barışık olduğumuz zamanlarda birçok kez gidip gelmişimidir. Oralara gidip her eve dönüşümde hal ve ahvalımıza şükürler etmişimdir.
     Suriye’de çıplak göz ile bile oradaki halka şöyle bir bakıldığında üç grup insan gözümüze çarpar idi. Bunların birincisi zengin aileler, ikincisi orta halli insanlar. Sonuncusu ise bugün işte ateşin arasında kalan, top ve gülle mermilerinin arasında ölüm ile kalım savaşı veren aileler.
      Suriye’de iç savaş başladığı an zenginler, ülkemiz üzerinden soluğu Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde almayı başardılar. Onlar için sorun yok.
      İkinci grup olan aileler ise beraberlerinde getirebildikleri ile sınırımıza dayandılar ve Ülkemizin daveti ile içeri girmeyi başardılar. Onlar için de en azından kurşun yeme, bombalanma, açlıktan, soğuktan ölmek gibi bir sorun ortalıkta görünmüyor.
    Ammmaaaa!
    Üçüncü grubun hali zor.
    Bu grup çok fakir, muhtaç durumda olmalarından dolayı yerlerinden kıpırdayacak durumları bile yok. Yani her günleri, her anları, her saniyeleri sevdikleri ile ölümle iç içe.
    İşte bunlara yardımda bulunmak, onlara kucak açmak, bu insanları ölüm ateşinini arasından çekip çıkartmak, onlara yanınızdayız hissini verebilmek biz tüm insanlığın borcu olsa gerek.
     İşte bu üçüncü gruba destek çıkma, sahip çıkma adına İlimizde bu bağlamda önemli bir adım atıldı. Başkanlığını Adil Saraç’ın yaptığı ‘Suriye’ye yardımlaşma Komitesi’ adı altında bir oluşum gerçekleştirildi. Bu komite ilk etapta 250 bin TL tutarında bir ilaç yardımını bölgeye muhtaç sahiplerine ulaştırmayı başardı.
      Nakti yardımın ötesinde ayni yardım üzerine çalışmalarını yoğunlaştıran komitenin gündeminde üç kalem var. Bunların başında evlerde kullanılmayan ilaçlar, ikincisi yine kullanmadığımız giyecek ve battaniye türü çeşitler, üçüncüsünü ise gıda kalemi oluşturmakta.
        İlimizdeki STK’nın yanı sıra çeşitli yardım derneklerinin de destek verdiği bu komiteye insanlık adına hepimiz sahip çıkmalı ve evde kullanmadığımız, fazla olan, paylaşabileceğimiz ilaç başta olmak üzere gıda ve giyeceklerimizi mutlaka ulaştırmalıyız.
       Şimdi yardım zamanı.
        Cinsi, dili, ırkı, inancı ne olursa olsun imkansızlıklar nedeni ile Suriye’de iki ateş arasında kalan bu insanlara insanlık adına sahip çıkmalıyız. Bunu ülke olarak, il olarak başarabilecek güçteyiz. Bu noktada bu oluşumun içinde yer alan başta Komite Başkanlığını yapmakta olan Adil Saraç olmak üzere Yusuf Mert ile Neşet Uçkan ve isimsiz tüm kahramanlara teşekkür ediyorum.
         Yeniden buluşmak dileği ile
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54