4 Yıldır Bayram Onlara Uğramadı

Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından Türkiye’ye kaçıp gelen Suriyeliler bir bayrama daha kendi topraklarından uzakta girecek. Vatanlarından uzakta girecekleri bu bayramın onlar için ne kadar bayram olduğu ise bilinmiyor, yaşadıkları zorluklar bayramı mutluluğunu gölgede bırakıyor.

4 Yıldır Bayram Onlara Uğramadı

Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından Türkiye’ye kaçıp gelen Suriyeliler bir bayrama daha kendi topraklarından uzakta girecek. Vatanlarından uzakta girecekleri bu bayramın onlar için ne kadar bayram olduğu ise bilinmiyor, yaşadıkları zorluklar bayramı mutluluğunu gölgede bırakıyor.

19 Temmuz 2015 Pazar 12:50
9075 Okunma
4 Yıldır Bayram Onlara Uğramadı
Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından Türkiye’ye kaçıp gelen Suriyeliler bir bayrama daha kendi topraklarından uzakta girecek. Vatanlarından uzakta girecekleri bu bayramın onlar için ne kadar bayram olduğu ise bilinmiyor, yaşadıkları zorluklar bayramı mutluluğunu gölgede bırakıyor.
Arap Baharı olarak adlandırılan Ortadoğu’da ki bir hareket Suriye’de yaklaşık 4 yıl önce başladı. Suriye iç savaşı, Suriye Devrimi, Suriye İsyanı veyahut Suriye Krizi olarak adlandırılan bu iç karışıklık Beşar Esad’ın istifasını ve Baas Partisinin iktidarı bırakması için patlak verdi.
Bu karışıklık günden güne arttı, Suriye’nin sınır komşusu Türkiye ise karışıklıktan sonra ilk göçleri almaya başladı. Suriye’de ki protestolar yerini silahlı çatışmalara, isyanlara bıraktı. Suriye’nin neredeyse her şehrinde yaşanan bu silahlı çatışmalar artık savaş çanlarını siviller için çalmaya başladı. Ülke büyük bir bataklığa girdi Beşar Esad ve karşısında yer alan muhaliflerin sert çatışmalarında, her zaman olduğu gibi yine etkilenen çocuklar oldu.
Savaşın patlak vermesiyle birlikte şanslı olanlar ailelerinin yanında onlar kadar şanslı olmayan çocuklar ise geride annesini, babasını, kardeşlerini, evlerini, okullarını, oyuncaklarını bırakarak daha önce sadece adını duydukları Türkiye’ye doğru yola çıktılar. Yolu bitiren aileler çocuklarıyla birlikte sınır kapısında bekledi, o bekleyiş kapıların açılmasıyla birlikte son buldu. Suriyeli çocuklar aileleriyle veya akrabalarıyla birlikte Türkiye’ye girdi. Ama son bulmayan ve hala devam eden savaş farklı örgütlerin ortaya çıkmasına sebep oldu.
Artık Suriye bataklığı kimin kimi avladığı, avın ve avcının kim olduğunu gizleyen acımasız bir ortama döndü. Baas Rejimi Silahlı Kuvvetleri, Hizbullah, Kudüs Gücü, El Abbas Tugayı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Suriye Muhalefeti, Özgür Suriye Ordusu, İslami Cephe, El Nusra, Irak Şam İslam Devleti ve Kürt halkı savunucuları YPG, YPJ ile birlikte Burkan El-Fırat bu savaşta kendilerine göre haklılıklarını ortaya koydular.
Savaş günden güne büyüdü içine gireni ise geri bırakmadı, 2014 yılının soğuk aylarında Terör Örgütü IŞİD Kobani’ye saldırmaya başladı. Bu saldırılar sonrasında savaşın ne olduğunu bilmeyen çocuklar sıcak yuvalarından aileleriyle kaçarak Türkiye’ye Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine gelerek Mürşitpınar sınır kapısından giriş yaptılar. Nereye kaçtıklarından habersiz, barutun kokusunu ve ölümün nefesini enselerinde hissettiler. Yıllar bayramlar üst üste geçti, babasından haber alamayan, annesinin yaşayıp yaşamadığından bihaber olan çocuklar yaklaşan bir bayrama daha mutsuz girdi.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde kurulan Arin Mirkan çadır kentinde yaşayan çocuklar yine bir bayrama daha aile, ev, okul, oyuncak özlemiyle girdi. Kaçıp geldikleri topraklarına özlemle bakan çocukların tek umudu savaşın bir an önce son bulması. Gün ışığının doğmasıyla birlikte çadır kent içinde oyunlar oynayarak günü bitirmek isteyen çocukların bayramı nasıl geçireceği ise düşündürüyor. Yaşadıkları travmaların onları ne kadar etkilediği ise henüz bilinmiyor, çocukların tek beklentisi ise kendi toprakları ve kendi evleri. Çadır kentin içinde konuştuğumuz çocukların hepsi bir an önce kendi evine gitmek istiyor.
Onlar yaşanan savaşın en küçük, en masum tanığı. Anne, baba, ağabey, abla ve kardeş acısını en derinden hissedenler, bir bayram daha geldi çattı. Onların acısını neyin dindireceği, nasıl dindireceği, onlara bayramın nasıl yaşatılacağı bilinmezliğini koruyor. Savaşın acı tecrübesini, ağır yükünü küçücük bedenlerinde taşıyan çocuklar bayramın ne olduğunu hatırlamak istiyor. 
Son Güncelleme: 19.07.2015 17:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner57

banner54